Anasayfa

TRANSLATE SITE

Vaginismusun Botox İle Tedavisi Mümkün

Vaginismus Nedir?

Vaginismus (vajinismus ya da vajinizm) vajen (kadın cinsel organı) girişindeki kasların istemsiz olarak kasılması ve penisin girişine izin vermemesi durumudur.

Vaginismus Neden Olur?

Genellikle kasılmanın kökeninde geçmişten kaynaklanan yanlış cinsel korkular yatar. Büyüme çağında cinselliğin pis, ayıp, günah olarak öğretilmesi, kızlık zarına verilen aşırı önem, ilk cinsel ilişkiden sonra günlerce ağrı duyacağı, şakır şakır kanama olacağı gibi anlatımlar, sözel ya da fiziksel tacize uğramış olmak en sık görülen nedenlerdir. Kasılmalar sadece vajende değil kadının tüm vücudunda görülür, panik içindeki kadın bacaklarını da sıkıca kapama eğiliminde olur, ağlama nöbetleri eşlik edebilir.

Vajinismus Ne Zaman Görülür?

Çoğu zaman ilk cinsel ilişkide görülse de, bazen daha sonraki ilişkilerde de gözlenebilir. Bazen daha önce hiç problemi olmayan hastalarda düşük, doğum, kürtaj gibi travmalarla gelişebilir. Hastaların çoğu cinsel ilişkiden kaçındıkları gibi, muayene olmaktan da kaçınırlar. Vajinalarının dar olduğu, kızlık zarlarının kalın olduğu, cinsel soğuklukları olduğu gibi bir takım savunma mekanizmaları geliştirebilirler. Bunlar genellikle temelsizdir, çünkü vajenin doğumda çocuğun başının geçebileceği kadar genişleyebildiği bilinmektedir ve penisin girimine izin vermeyecek kadar kalın himen çok nadir görülmektedir.

 

Koltuk altı terlemesine ameliyatsız çözüm!

Hafta sonu, cumartesi akşamı çok özel bir davet! Çevrenizden önemi tartışılmaz insanlar da katılacak. En güzel kıyafetinizi giyiyorsunuz. Her şey çok güzel ve yolunda. Fakat ilerleyen saatlerde,.. o da ne?! Koltuk altınız, tam tabiriyle “vıcık vıcık”… Ne moral kaldı ne de karizma.

Sanırız bu senaryo birçok insana tanıdık gelmiştir. Koltuk altı terlemesi başa beladır, ne yaparsanız yapın insanı kıskıvrak, en olmadık zamanlarda yakalar!

Ama en son cerrahi teknikler bu derde de deva olmaktadır. En son teknik derken “Botoks”tan veya “Torakoskopik Sempatektomi”den bahsetmiyoruz. Bu yöntemleri ve özellikle eskiden uygulanan cerrahi küretaj ve hatta cilt eksizyonunu gölgede bırakan yöntem “Aksiller Liposuction” dır.

Bayındır Sağlık Grubu’na bağlı Bayek Levent Cerrahi Merkezi’nde Op. Dr. Oygar Aytekin’in, koltuk altı terlemesinin tedavisi amacıyla uyguladığı Botoks, bilindiği gibi, geçici bir çözümdür ve cerrahiden kesinlikle kaçınan hastalara tavsiye edilmektedir. Sempatektomi ise her ne kadar kalıcı çözüm gibi görünse de, yapılan çalışmalar, bir kaç sene sonra terlemenin tekrar başladığını ve buna ek olarak %70 vakada vücudun yüz ve gövde gibi diğer bölgelerinde kompansatuar aşırı terlemeye yol açtığını ayrıca %50 vakada da gustatuar terleme (yemek yeme sırasında!) oluştuğunu göstermiştir (1). Sonuç olarak aksiller terlemede Sempatektomi, %40 oranında başarı göstermektedir(2).

 

Aksiller liposuction ile, derinin derialtı yağ dokusu ile temas ettiği seviyede bulunan ter bezleri, son derece atravmatik, yani en az zarar verici bir şekilde, vücuttan uzaklaştırılırlar. Bu işlem öncesinde, en çok 3 ila 4 adet, çok ufak cilt kesisinden koltuk altına özel bir solüsyon verilerek deri, bu işleme hazır hale getirilir. Solüsyonun etkimesinden sonra da ter bezleri aynı kesilerden liposuction yöntemiyle koltuk altından alınır.

Bir günlük bir sargıdan sonra geriye artık sadece kesilerin iyileşmesi kalır ki bu da ancak birkaç gün sürer. Nadiren koltuk altında şişme ve hafif his değişikliği (küntleşme) olabilir. Çok nadir olarak vücudun yeni ter bezi oluşturması sebebiyle terleme yeniden başlayabilirse de bu, ameliyat öncesi durum gibi olmaz. 2004 yılında yapılan bir çalışmada aksiller liposuctionun aşırı terlemeyi önlemede %80 oranında bir başarı sağladığını ve bu girişimi yaptıran hastaların memnun olduğunu göstermiştir (3 ve 4).

Dr. Aytekin, bu çareyi, koltuk altında aşırı terlemeden dolayı sıkıntı çeken hastalarına uzun bir süredir sunuyor. Tatmin edici başarısı sebebiyle de tavsiye ediyor. Yöntemle ilgili detaylı bilgi için lütfen bizimle iletişim kurunuz. Sağlıklı günler ve koltuk altı kuru akşamlar dileğiyle…

KAYNAKLAR:

  1. Shelley WB, Florence R., Compensatory hyperhidrosis after sympathectomy. N Engl J Med 1960; 263:1056-8.
  2. Zacherl J, Huber ER, Imhof M, Plas EG, Herbst F, Fugger R., Long-term results of 630 thoracoscopic sympathicotomies for primary hyperhidrosis: the Vienna experience. Eur J Surg Suppl 1998;580:43–6.
  3. Park DH., Treatment of axillary bromhidrosis with superficial liposuction. Plast Reconstr Surg 1999; 104:1580-1.
  4. C.K. Perng, F.L. Yeh, H. Ma, J.T. Lin, C.H. Hwang and B.H. Shen et al., Is the treatment of axillary osmidrosis with liposuction better than open surgery? Plast Reconstr Surg 2004; 114(1):93-97.

Dudaklar doluyor, kırışıklar kayboluyor!

 

YAŞLANMA

İnsan vücudu, kaçınılmaz olarak zamanın etkilerine maruz kalmaktadır. Elbette ki artı hanesine yazabileceğimiz etkiler mevcuttur. Ancak maalesef çoğunluğu, eksi hanesine kaydedilecek etkiler oluşturmaktadır. Tanımlayacak olursak; “Yaşlanma”, zamanın vücutta meydana getirdiği -geri dönüşü olmayan- değişikliklerdir.

Az önce bahsettiğimiz, olumsuz etkilerden biri, yaşlanmayla doğrudan ilgili olan “madde kaybı”dır. Vücut, yaşlandıkça, kendisini oluşturan maddelerin azalmasıyla karşı karşıyadır ve bunları yerine koyması mümkün değildir. Bu değişikliği gözümüzle görmemiz mümkün değildir. Dolaylı olarak fark ettiğimizde de geç kalınmış olunur.

Zamanın diğer olumsuz etkilerinden biri de, gün boyu giyilen bir gömlekte olduğu gibi, vücudumuzu saran cildimizdeki hareketliliğin bıraktığı izler, yani kırışıklıklardır. Kırışıklıklar, yüzümüzde özellikle meydana gelirler. Bunun sebebi, yüzümüzün çok hareketli olması ve sürekli olarak zararlı çevresel etkenlere, en önemlisi güneşe, yani morötesi ışınlara maruz kalmasıdır. Şaşırdığımızda, sevindiğimizde veya üzüldüğümüzde, duygularımız hep yüzümüze yansır. Fazla ışıkta gözlerimizi kıstığımızda ya da gökyüzüne baktığımızda hatta yemek yediğimizde, yüzümüzü oluşturan cilt, sayısız şekiller alır. Bunların sonucunda da kırışıklıkların oluşması kaçınılmazdır. İşin kötüsü, bu etkinin fark edilmemesi imkansızdır.

Zamanın dolaylı etkileri de vardır. Geçirilmiş kaza ve hastalıkların bıraktığı izler gibi. Bir ameliyat bölgesindeki çökük yara izi veya sivilcelerin geride bıraktığı çukurlar bunlara örnektir.

Sonuç olarak, “Zaman”, zaman içinde yolculuk eden bizlerde “Yaşlanma” dediğimiz etkiyi bırakır. Yaşlanmanın karşıtı ise “Gençlik” olduğuna göre, yaşlanmaya karşı yapılan her girişim, gençliğe yöneliktir!

GENÇLİK AŞISI: DOLGU

Kaybedilmiş maddeleri yerine koymak, yaşlanmanın en büyük belirtisi olan kırışıklıkları yok etmek, zamanla edinilmiş izleri ortadan kaldırmak, yaşlanmaya karşı, yani gençleşmek için yapılan işlemlerdir; “GENÇLEŞME”dir

Çökmüş olan elmacık kemiklerimizi incelmiş dudaklarınızı tekrar eski güzel haline getirmek, derinleşmiş burun-dudak çizgisini gençlik yıllarındaki durumuna döndürmek, kaşlar arası kırışıklıkları gidermek, sivilce çukurlarını doldurmak, yara izlerini düzeltmek ve hatta göğüs, popo ve bacakları dolgun ve çekici bir görünüme kavuşturmak dolgu ile yapabileceğimiz girişimlerden bazılarıdır.

Bütün bu saydığımız işlemler, bizi görsel yaşlılık çizelgesinde geriye, yani gençlik tarafına doğru götürecektir, diğer bir deyişle gençleştirecektir. Dolayısıyla, bizi gençleştiren dolgular, “Gençlik Aşısı” adını almayı hak etmektedirler. KAMPANYA KODU: RELIPS2009 (Bu kodu randevu alırken telefonda veya mailde bize ileten hastalarımıza dolgu-botox işlemlerinde % 30 indirim uygulanacaktır

 

Telif Hakkı © 2010 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.
 

Ziyaretçi Sayımız

Bugün528
Dün568
Bu Hafta4930
Bu Ay8674
TOPLAM696719

Online Doktor Destek

Kimler Sitede