Anasayfa

TRANSLATE SITE

DİKKAT: Öldüren İlaç Yine Piyasada!

Ölüme neden olduğu için yasaklanan zayıflama ilacı "Lida", içeriğinde değişiklik yapılmadan, izinsiz olarak yeniden satışa sunuldu.

İthalatçı firma Farmalife, satış izni için yeniden Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na başvurdu. Ancak izin çıkması beklenmeden Lida internet üzerinden satışa sunuldu. Lida satış temsilcileri, ithalatçı firma Farmalife için istenen 880 bin YTL’lik cezanın, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildiğini, firmanın da elindeki stokları eritmek için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na izin için başvurduğunu bildirdiler. Bakanlıktan henüz gerekli iznin alınmamasına rağmen, Lida internet üzerinden pazarlanmaya başladı. Sağlık Bakanlığı yetkilileri ise Hürriyet’e, zayıflama kapsülünün içinde "ilaç etkin maddesi" olan "sibutramin" çıkması nedeniyle geçen yıl yasaklandığını ve "çok acele" yazısıyla toplatma kararı alındığını hatırlattılar. Bakanlık yetkilileri, obezite tedavisinde kullanılan ilaçlarda bulunan sibutramin etken maddesinin yan etkileri nedeniyle doktor kontrolünde alınması gerektiğini söylediler. Yetkililer, ilacın kullanılmasının kesinlikle insan sağlığına zararlı olduğunu belirterek, ürünün yeni ölümlere sebep olacağı uyarısında bulundular.

Düşük kalorili 10 diyet yemeği

Düşük kalorili bir diyet uygulayanların karşılaştığı en büyük sıkıntılardan biri, hep aynı tip yiyecekleri tükettikleri için, diyetlerinden hemen sıkılmaları ve kalorisi fazla olan yiyeceklere yönelmeleridir. Bu tariflerle diyetinizi bozmadan damak tadınıza farklı lezzetler katabilir ve sağlıklı bir şekilde kilo vermeye devam edebilirsiniz...

PATATESLİ PATLICAN SANDVİÇ

215 kalori

Hazırlama süresi: 30 dakika

1 kişilik

Gerekli malzemeler

2 kalın dilim

bostan patlıcanı

1 küçük patates

1 dal dereotu

2 dal semizotu

1 çorba kaşığı soya filizi

1 tatlı kaşığı zeytinyağı

Tuz, karabiber

Obezite ile ilgili videolar

NOT: Aşağıdaki videoları izleyebilmek için Youtube'a girebilmeniz gerekir. Giremiyorsanız, yani aşağıda video göremiyorsanız BURADAN küçük bir eklenti kurarak artık Youtube'a girebilirsiniz. Korkmayın, zararlı yazılım içermez. Hem, başbakanımız "ben giriyorum, siz de girin" dedi ya:)

Kırıkkale Ömercan 2 yaşında 40 kilo izleyin. Kırıkkaleli Ömercan'ın ailesi dertli. Çünkü oğulları 2,5 yaşında ama 40 kg. Yaşıtlarından 2 katı fazla kiloya sahip Ömercan obezitenin pençesinde...

8 yaşında, 89 kilo.. Obezitenin vardığı korkunç boyutlara İngiltere'den örnek..

Zayıflama ve kas geliştirmeyi sağlayan egzersizler

NOT: Aşağıdaki videoları izleyebilmek için Youtube'a girebilmeniz gerekir. Giremiyorsanız, yani aşağıda video göremiyorsanız BURADAN küçük bir eklenti kurarak artık Youtube'a girebilirsiniz. Korkmayın, zararlı yazılım içermez. Hem, başbakanımız "ben giriyorum, siz de girin" dedi ya:)

Üst ve alt karın kaslarını sıkılaştırıcı hareketler:

Evde yapılabilecek egzersiz ve zayıflama hareketleri:

Yine Bir İlk: İlk Defa Sitemizde! Anti-Obezite Stendi

Anti-obezite stendi iç ve dış yüzeyleri ile proksimal ve distal uçları olan, tüp şeklinde bir yapıdan oluşur. Tubuler yapı duodenumun aksına uyumlu şekilde, buraya tam oturacak ebatta tasarlanmıştır. Bu yapı duodenumdaki besin maddeleri ve besinsel maddeler için sıvı geçirmez ya da yarı geçirir özelliktedir.
 
Anti-obezite stendi en az bir bölümünde dış yüzeyle bağlantılı bir transport yapısı içerir. Bu transport yapısı tubuler sistemin distaline kadar uzanır. En az bir kilit mekanizması tübe eklenmiştir. Bu kilit mekanizması tüpün duodenumda sabit kalmasını sağlarken, transport mekanizması da Vater papillasından sindirim enzimlerinin alınmasını sağlar. Transport yapısı, sindirim sıvılarının distal uca doğru akışının devamlılığını sağlar.

İştah kapatan besinler

Diyet yaparken birçok kişinin aklına takılan başlıca sorular iştahını nasıl yeneceği ve metabolizmasını nasıl hızlandıracağına dairdir. Diyet yaparken herkesin peşinde koştuğu daha hızlı kilo verdiren süper besinlerdir. Aslında daha hızlı kilo verdiren süper bir besin yoktur. Çünkü kilo verme durumu vücudumuzun enerji dengesi ile ilişkilidir. Fakat bazı besinlerin iştah ve metabolizma üzerinde etkisi olduğu doğrudur. Şimdi şehir efsanelerini bir kenara bırakıp, bilimsel gerçekliklerle iştahı ve metabolizmayı etkileyen besinleri inceleme vakti:

Yumurta: Örnek protein kaynağı olan yumurtanın tokluk süresini uzattığına dair bilimsel veriler vardır. Sabah kahvaltılarında bir adet haşlanmış yumurta tüketerek tokluk sürenizi uzatabilirsiniz.       

Kırmızı acı biber: Acı biberin içerdiği kapsaisin adlı maddenin metabolik hızı arttırabileceği bilimsel çalışmalar ile saptanmıştır. Yemeklerinize ve salatalarınıza katacağınız bir miktar acı kırmızıbiber ile bedeninize canlılık, menülerinize lezzet ekleyebilirsiniz. Ayrıca kapsaisin adlı maddenin iştahı azalttığına dair bilimsel verilerde bulunmaktadır.                            

Yeşil çay: Güçlü antioksidan etkisi ile bedenimizi zehirli maddelerden temizlemesinin yanı sıra, yeşil çay içerdiği bileşikler ile metabolik hızı da arttırmaktadır. Günde 1-2 fincan yeşil çay tüketerek metabolizmanızı enerjik hale getirebilir aynı zamanda bedenimize dost antioksidanları da alabilirsiniz.

Badem: Yağlı kuruyemişlerden olan badem birçok vitamin, mineral ve posadan zengindir. Bunun yanı sıra kalp sağlığını koruyan omega-3 yağ asitlerini de içerir. Yapılan son bilimsel araştırmalar, beslenme programında yeterli miktarda aşırı değil! badem bulunan kadınların, badem tüketmeyen kadınlara göre daha kolay kilo verdiğini göstermiştir.

 

Oksijen de ozon da zayıflatmaz

Treadmill’de yürüyüş yaparken televizyon izlemek keyif aldığım bir şey. İşte bu akşamüzeri yürüyüşlerim bazen televizyon haberlerine rastlıyor ve ister istemez sağlık haberlerini de izliyorum. İyi ki de izliyorum. Olan bitenden haberim oluyor! Önceki akşam izlediğim iki haberi sizinle paylaşmak ve sizi uyarmak istiyorum. Çünkü “sağlık haberleri” nedeniyle yaptığınız girişimler sağlığınızı bozabilir.
PALAVRALARA İNANMAYIN

İlk haberde “estetik tıp uzmanı” olduğu belirtilen genç bir hanım doktor oksijenle zayıflamanın nimetlerinden (!) bahsediyordu. Ona göre “5-6 haftalık oksijen tedavisi kürü” ortalama 8-10 kilo yağ kaybı sağlıyor, bir değil, iki değil, neredeyse üç beden küçülmenizi garanti ediyordu. Doktor hanım oksijenin mucizelerinden (!) bahsederken hızını alamıyor, önemli bir bilimsel gerçeğin -böyle bir bilginin bilimle uzaktan yakından ilgisi yok- daha altını çiziyordu: “Oksijen uzun zincirli yağları kısa zincirli yağlara çevirerek onların erimelerini kolaylaştırıyor!” Parayı bastırıp 5-10 seans uygulattınız mı “ister göbeğiniz, kalçanız, isterseniz baldır ve bacaklarınız incecik oluyor!” (Ama doktor hanım bu arada mutlaka diyet yapmanız, tuzu, şekeri, yağı kesinlikle unutmanız ve her gün 1 saat yürümeniz gerektiğinin altını çizmeyi de ihmal etmiyordu. Kısacası kilo verseniz bile bu başarının arkasında palavradan oksijen tedavisinin mi, yoksa düşük kalorili beslenmenin mi olduğu pek belli değildi.)

Doktor hanım bununla da yetinmedi ve “oksijen tedavisiyle” kolajen liflerinin boyunu bile kısalttı! Ona göre oksijen, kolajen liflerinin uzunluğunu azaltıyor. Kısalan kolajen lifleri ciltteki kırışıklıklar ve sarkmaları kökünden sonlandırıyor.
Anlaşılan uzun süredir tedavülde olan (ve bir türlü işe yaramayan) ozonla zayıflama mucizesine (!) şimdi de “oksijenle kilo verme mucizesi” eklenmeye çalışılıyor. Haydi hayırlısı!

Şişmanlığın ilacı yoktur!

HACETTEPE Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, Türkiye'de obezite sıklığının kadınlarda yüzde 35, erkeklerde yüzde 20 civarında olduğunu söyledi, “Obezitenin gümüş kurşun gibi bir ilacı yok” dedi

Antalya'nın turizm bölgesi Belek'teki Susesi Resort Otel'de gerçekleştirilen 11'inci Ulusal İç Hastalıkları Kongresi'nde obeziteyle ilgili bir sunum yapan Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, obezite tedavisinde hastanın beklentilerinin yüksek olduğu için tevdavi sürecinin zor geçtiğini belirtti. Hastanın hastaneye gelene kadar birçok yöntem denemiş olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldız, “Kesinlikle eczacı tavsiyesiyle zayıflama ilacı kullanmayın” dedi. Obezitenin ilaçla tedavisinde parlak cevaplar olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldız, “Türkiye'de pazara sunulmuş ilaçlar, yıllık yüzde 5 kilo kaybı sağlayan ilaçlar var. Yakın bir gelecekte de bu konuda mucize beklenmiyor. İleri obezitede cerrahi yöntemler olmakla birlikte obezitenin gümüş kurşun gibi bir ilacı yok” diye konuştu.

Obezitenin günümüzde tüm dünyada salgın durumuna geldiğini, Amerika'da her üç kişiden ikisinin obez olduğunu sözlerine ekleyen Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, şöyle konuştu:

“Dünyada 1 milyardan fazla insanda, en az 300 milyonu obezite düzeyinde olmak üzere kilo fazlalığı var. Çocuk ve adolesanlarda (gençlerde) obezite görülme sıklığı yüzde 15'lere ulaşmış durumda. Obeziteyle ilgili yıllık 40 binin üzerinde ölüm görülmektedir ve obeziteye yönelik sağlık harcamaları yıllık 120 milyar doların üzerindedir. Türkiye'de obezite sıklığı kadınlarda yüzde 35, erkeklerde ise yüzde 20 civarında. Genetik olarak obeziteye yatkın bireylerde günümüz beslenme alışkanlıkları kilo alımına ve kilo vermede güçlüklere neden olmaktadır. Obezitenin gelişiminde genetik faktörlerin yanısıra çevresel faktörler de rol oynamaktadır.”

Obezitenin önlenmesi için uzun vadeli bir plan gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yıldız, obez bireylerde sağlıklı yaşam tarzı, dengeli beslenme ve fiziksel aktivetinin desteklenmesinin şart olduğunu söyledi. Obezite tedavisinde hastanın beklentilerinin yüksek olduğuna da dikkat çeken Yıldız, kadınlarda 88, erkeklerde ise 102 santimetre bel çevre kalınlığının obeziteyle ilişkili hastalıklar açısından riske işaret ettiğini kaydetti. (Emre BAYLAN/ANTALYA, (DHA))

Metabolizmanızı ne kadar iyi tanıyorsunuz?

 Kilo verme konusunda zorluk çekenlerin bahanesi her zaman hazırdı: "Ama benim metabolizmam yavaş..." Britanya'da bir diyetisyen ve beslenme uzmanı olan Susan Roberts, hastalarının, sorunun aşırı yemek değil vücutlarının aldıkların kalorileri yakamamak olduğu konusunda ısrarcı olduklarını söylüyor.

Ama kalbinizin atmasını, kan akışınızın sağlanması ve benzeri şeyler için vücudunuzun kullandığı enerji toplamı anlamına gelen metabolizma hızınız ile kilo almanız arasındaki bağa dair yanlış bilinen doğrular neler acaba?
 
BAZILARI ÇOK FAZLA YİYOR AMA KİLO ALMIYOR
Bu çok inanılan ama gerçekten de bir o kadar uzak bir şey. Eğer metabolizmanız ortalamanın altında ise bu, vücudunuzun basit fonksiyonlarını gerçekleştirmek için daha az kaloriye ihtiyaç duyduğu anlamına gelir.
Ama burada söz konusu olar sadece küçük bir latte ya da birazcık peynirli krakere denk gelecek kadar kaloriden bahsediyoruz. Bu tabii ki arkadaşlarınız abur cubur yese de kilo almamasını açıklamıyor. Onun metabolizması sizinkinden yüksek değil. Asıl neden arkadaşınızın her yemekte o kadar fazla yemiyor olması. Onlar ya bir öğünü atlıyor ya da başka bir öğünde az yiyerek denge kuruyor.
 

Mide Balonunda Yeni Nesil: Ayarlanabilir Mide Balonu!

 

Bu haber Türkiye'de ilk defa ve sadece sitemizde yer almaktadır. İzinsiz alıntı yapılması yasaktır. İzin almak için tıklayınız.

Ayarlanabilir Mide Balonunun Özellikleri

"Ayarlanabilir" sözcüğünün de belirttiği gibi, bu balonun diğer örneklerden en büyük farkı, takıldıktan sonra bile tekrar ayarlanabilir olmasıdır. Genellikle mide balonu uygulamasından sonraki ilk birkaç ayda görülen başarılı kilo kaybı, vücudun balona alışmasından dolayı son aylara doğru kaybolur. Bu nedenle standart mide balonları kilo kaybettirici etkilerini yitirmeye başlarlar. Gerçekten de, kilo kaybının % 80'inin ilk 3 ayda gerçekleştiği çalışmalarla saptanmıştır. Bu balonlarda hiçbir şekilde sonradan ayarlama şansı yoktur. Ayarlanabilir mide balonu sisteminde ise hastanın etkinliğin azaldığını belirtmesiyle tekrar basit bir endoskopi işlemi yapılarak balonun ayarlanması mümkündür. Başarılı kilo kaybının devamı için ayarlanabilirlik, ayarlanabilir mide balonuna büyük avantaj sağlamaktadır. Aynı özellik, özellikle yerleştirmeden hemen sonra şiddetli bulantı-kusma gibi semptomları olan hastalarda azaltma şeklinde de kullanılabilir. Hatta dönem dönem sıvı azaltılarak midenin dinlenmesi sağlanıp, sonra tekrar doldurulabilir.
   
Resimleri büyütmek için üzerlerine tıklayınız.
 
Güvenlik ve Uzun Sürelilik
 
Tüm tıbbi işlemlerde olduğu gibi, mide balonunda da, az da olsa belli riskler vardır. Medikal literatürde bahsedilen bu risklerden en önemlisi, mide balonunun inmesi ve barsaklara geçerek tıkanıklığa neden olmasıdır. Bazı vakalarda balonun çıkarılması için ameliyat gerekebilir. Bizim de kişisel serimizde 3 vakayı opere etmek gerekmiştir. 
 
Bu sistem ise, özel bir kateter sistemine sahiptir. Kırılmaz ama katlanabilir özellikteki bu sistem sayesinde balon inse bile mideyi terketmesi mümkün değildir. Dolayısıyla bu durumda balon kolayca endoskopik olarak çıkarılabilmektedir. Kilo kaybının durması veya hastanın balonu hissetmediğini belirtmesi uyarıcı olmaktadır. Bu durumlarda basitçe bir film veya ultrasonla balonun dolumu kontrol edilebilir. 
 
Bu özellikler, ayarlanabilir mide balonuna bir başka üstünlük te sağlamaktadır. Normalde mevcut tüm balonlar için FDA tarafından izin verilen midede kalma süresi 6 aydır. Bu sürenin nedeni silikonun mide asidine dayanıklılık garanti sınırıdır. Gerçekte, günlük pratikte 2 yıl kaldığı halde dolumunu koruyan balonlar görülmektedir. Ama inme ve barsaklara geçme riski çıkarılmayı gerektirmektedir. Oysa ayarlanabilir mide balonunda hekim tarafından kontrol edilmek kaydı ile bu süre çok daha fazla uzatılabilmektedir. Böylece, maliyetli bir işlem olan mide balonundan maksimum süre faydalanma gerçekleşmektedir. 
 
Kolay Kullanım
 
Bir çok ülkede klinik çalışmaları yürütülmekte olan ayarlanabilir mide balonu hakkında hekimlerin görüşü kolay uygulanabilir ve güvenli olduğu yönündedir. Ayrıca, mevcut mide balonları çıkarılma işleminde özel aparatlar gerektirdiği ve işlem bazen oldukça güç olabildiği halde, ayarlanabili mide balonunda çıkarma da takma kadar kolay olmaktadır. İşlemde standart endoskopik donanım yeterli olmaktadır. İşlem basit, hızlı ve güvenlidir. 
 
Nisan ayında CE belgesi alması beklenen Ayarlanabilir Mide Balonu ülkemizde bulunabilir duruma geldiğinde ilk uygulamaları tarafımızdan yapılacaktır. Bu konuda bilgi almak ve iletişim bilgilerinizi kaydettirmek için lütfen bize ulaşınız.  
Telif Hakkı © 2010 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.
 

Ziyaretçi Sayımız

Bugün465
Dün662
Bu Hafta2430
Bu Ay6743
TOPLAM694788

Online Doktor Destek

Kimler Sitede