Yapılan bir çalışmada bariatrik cerrahinin, özellikle de sleeve gastrektomi ameliyatının hastaların kalori alımını kısıtlamasının ötesinde etkileri araştırıldı.

Mide fundusunun çıkarılması, tüp mide ameliyatı olan hastalarda diyabetin düzelmesinde en önemli rolü oynuyor görünmektedir. Fundusun çıkarılması ghrelin seviyelerini düşürür, bu da iştahı azaltır. Bunun ötesinde, sleeve gastrektomi Glukagon-benzeri-peptid-1 seviyelerini ve Peptid YY seviyelerini de yükseltir ki, bunlar mide boşalmasını hızlandırırlar.

Bütün bu bilimsel gerçeklere rağmen, pek çok obez ve tip 2 diyabetli hasta hala cerrahi çözümü tercih etmek yerine, yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlardan oluşan bir medikal tedavi almaktadır. Leonetti ve arkadaşları tarafından yapılan bu güncel çalışma, böyle hastalarda medikal tedavi ile tüp mide ameliyatını da karşılaştırmaktadır.

16 Nisan'da Archives of Surgery'de yayınlanan bu makaleye göre, tüp mide ameliyatı Tip 2 diyabet ve onun komplikasyonlarını ortadan kaldırmada, klasik medikal tedaviye göre çok daha yüksek etkinliğe sahiptir. Roma Spienza Üniversitesi'nden Frida Leonetti ve arkadaşları, Tip 2 diyabeti olan 60 morbid obez hasta üzerinde çalıştılar. Bunlardan 30'una tüp mide ameliyatı uygulanırken, 30'u klasik medikal tedavilere devam ettiler.

Cerrahi gruptan 24 hastanın diyabeti (% 80), ameliyattan sonraki 18. ayda tamamen düzeldi ve vücut kitle indeksi ortalamaları 41.3'ten, 28.3'e düştü. Aksine, klasik ilaç tedavisi grubunda 18. ayda ortalama vücut kitle indeksi 39'dan 39.8'e yükseldi. Bu gruptaki tüm hastalar hala diyabetikti.

Araştırmacılar, fazla kilonun kaybedilmesine ek olarak, BMI ve trigliserid seviyelerinde düşüş ve iyi kolesterol HDL oranlarında yükselme de saptadılar. 18. ayda Tip 2 diyabet tedavisinde % 80 gibi bir başarı oranı ile, bu çalışma, diyabetik hastalarda tüp mide ameliyatının da etkin bir seçenek olduğunu kanıtlamıştır.

Bundan önce de pek çok çalışma laparoskopik sleeve gastrektominin Tip 2 diyabet tedavisinde etkili olduğunu ileri sürmüşse de, bu çalışma doğrudan tüp mide ile yoğun medikal tedaviyi karşılaştıran ilk çalışmadır.

 

Sleeve gastrektomi grubunda ameliyat öncesinde 166 ml olan kan şekeri düzeyleri 18 ay sonra 97'ye inmiştir. Ortalama trigliserid seviyeleri 169'dan 97'ye düşmüştür. HDL seviyeleri ise 48.3'den 61'e yükselmiştir. Uzun süreli kan şekeri kontrolünün göstergesi olan HbA1c düzeyleri de 7.9'dan 6'ya inmiştir.

 

Cerrahi grubundan 10 yıldan daha kısa süredir diyabetik olan 20 hasta takip süresince hipoglisemik ilaç kullanımını tamamen bırakmıştır. Araştırmacılar, düzelmeyi tahminlemede diyabetin süresinin önemli olduğunu vurgulamaktadır.

 

Çalışma süresince uyku apnesi oranları % 50'den % 10'a düşmüş, yine hipertansiyon ve dislipidemi ilaçları kullanımında da anlamlı azalmalar sağlanmıştır.

 

Bütün bu verilere karşın, araştırmacılar morbid obez erişkinlerden bariatrik cerrahiye başvuranların sadece % 10'unun primer doktorları tarafından yönlendirildiğini belirtmiştir. Bu nedenle, pratisyen ve aile hekimlerinin bariatrik cerrahinin faydaları ve güvenilirliği hakkında daha fazla eğitilmesi gerekmektedir. Obez ve diyabetik hastaların bariatrik cerrahiye yönlendirilmeleri pek çok diyabet komplikasyonunu da önleyecektir.

 

 Arch Surg. Published online April 16, 2012

 
Ad * :    
Soyad * :    
Email :    
Yorum :