Ameliyattan önce hastaların % 22’si en az bir kez acile başvurmak zorunda kalırken, obezite cerrahisi sonrası bu oran sadece % 11.

Massachusetts General Hospital’dan araştırmacıların gerçekleştirdiği bir çalışmaya göre, bariatrik cerrahi obez hastalarda astım ataklarını anlamlı derecede azaltıyor. Çalışma Journal of Allergy and Clinical Immunology dergisinde yayınlandı ve anlamlı kilo kaybının ciddi astım krizini azalttığını gösteren ilk yayın oldu.

Çalışmanın otörü Dr Kohei Hasegawa, “astımı olan obez hastalarda, hastaneye başvurma ve yatış gerektiren astım ataklarının bariatrik cerrahiden sonraki iki yılda yarı yarıya azaldığını saptadık” diyor. Daha önceki çalışmalar cerrahi dışı girişimlerin bu konuda faydası olmadığını ya da çok az etkisi olduğunu göstermişti. Bu çalışmalardaki hastalar sadece cüzi miktarlarda kilo kaybetmişti.

Çalışmada 2007-2009 arasında obezite cerrahisi geçiren, astımlı 2261 hasta incelendi. Ameliyattan 2 yıl önceki ve sonraki tıbbi başvurular değerlendirildi. Analizler, cerrahiden önceki 2 yılda hastaların ortalama % 22’sinin en az 1 defa acil servislere başvurduğunu veya hastaneye yatırıldığını gösterdi. Bariatrik cerrahiden sonraki 2 yılda ise bu oran % 11’e iniyordu.

Sadece hastaneye yatırılma oranları bile, riskteki büyük azalmayı gösteriyordu. Bu oran % 7’den % 3’e düşmüştü. Obezite cerrahisi dışında karın ameliyatı geçiren hastalarla karşılaştırma yapıldığında, bariatrik olmayan prosedürlerin astım krizi riski üzerinde etkisi olmadığı gösterildi.

Kayıtlarda hastaların kilo kayıpları detaylandırılmasa da, ortalama olarak hastaların ameliyat öncesi ağırlıklarının en az % 35’ini kaybettikleri saptandı. O nedenle, astım riskinin azalması için ne kadar kilo kaybının gerekli olduğunu söyleyemeyiz. Ancak cerrahi dışı girişimlerle yapılan daha önceki çalışmalardan, az miktardaki kilo kayıplarının bu riski azaltmaya yetmediğini biliyoruz.

Anlamlı kilo kaybının astım krizlerinde azalma sağlamasının mekanizması bilinmese de, bunun obezitede görülen artmış inflamasyonla, daha yüksek gastroözofageal reflü oranlarıyla ve havayollarındaki fiziksel değişikliklerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu faktörlerin tümü astımın ağırlığını etkilemektedir.

Obezite cerrahisi kendine özgü riskleri olan ve yüksek maliyetli bir cerrahi türüdür. Ancak astımı olan milyonlarca obez hasta düşünüldüğünde, sadece bir yandaş hastalıkta düzelmeyle bile sağlanan ekonomik ve sağlık kazanımların ne kadar yüksek olduğu anlaşılacaktır.