Tüp Mide Ameliyatı barsakta enerji emilimini azaltıyor!

Yeni bulgular, laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatından sonra orta derecede bir ameliyat sonrası emilim azalması geliştiğini ve yağ asidlerinin gaitayla atılmasının arttığını gösteriyor.

Laparoskopik tüp mide ameliyatı genellikle sadece kısıtlayıcı bir ameliyat olarak değerlendirilir. Oysa, bu prosedürün ghrelin, peptide YY ve glukagon benzeri peptid gibi barsak hormonlarında değişikliklere neden olduğunu düşündüren kanıtlar vardır. Ayrıca, laparoskopik sleeve gastrektomi mide boşalmasını ve ince barsak transit zamanını da hızlandırır. Böylece kilo kaybettirici etkileri yanısıra, tam olarak sindirilmemiş gıdaların ince barsağın ileri bölümlerine temasına yol açarak hormonal değişikliklere yol açtığından ve kan şekeri kontrolünü düzelttiğinden, tüp mide aynı zamanda metabolik bir operasyondur. Üstelik, bu kompleks mekanizmalar tam olarak da anlaşılamamıştır.

Stuttgart Hohenheim Üniversitesi, Tübingen Üniversitesi, München-Bogenhausen Klinik ve Nanyang Teknoloji Üniversitesinden araştırmacıların yeni iddiası, tüp mide ameliyatının barsak florasını da değiştirerek besin emilimini etkilediği yönünde. Araştırma Journal of BioMed Research International dergisinde yayınlandı.

Araştırmacılar 6 ay süreyle laparoskopik sleeve gastrektominin saf restriktif diyet kısıtlama yaklaşımıyla karşılaştırmalı olarak etkilerini gözlemek üzere bir araştırma planladılar. Aynı sırada barsak mikroflorası, mikrobiyal metabolik kapasite ve fekal metabolik profilleri de belirlediler. Tümü de kadın olan ve tüp mide ameliyatı geçiren 10 hastanın sonuçları, çok düşük kalorili diyet verilen hastalarınkiyle karşılaştırıldı. Sonuçlar sleeve gastrektomi ameliyatından sonra belirgin fekal mikrobiyal kompozisyon değişikliğini kanıtladı. Düşük kalorili diyet grubunda ise başlangıç ve bitiş noktaları arasında anlamlı bir farklılık gelişmedi.

Her iki girişim de, Bacteriodetes/Firmicutes bakteri oranında değişikliklere yol açtı. Sleeve gastrektomi Bacteriodetes’de belirgin bir artışa ve Fİrmicutes’te düşüşe yol açarken, diyet yöntemi Bacteroidetes’te Firmicutes lehine bir azalmaya neden oldu. Tüp mide grubunda Bacteriodetes sayısı ile vücut ağırlığı arasında ters yönde, Fİrmicutes sayısı ile vücut ağırlığı arasında ise paralel bir ilişki saptandı. Aksine, diyet grubunda vücut ağırlığı Bacteroidetes’le doğru, Firmicutes sayısıyla ters orantılıydı.

Her iki grupta da, barsak mikroflorasında 9 bakteri türü saptandı. Bunlar girişim öncesi ve sonrası kalıcı değişiklikler göstermekteydi. Sleeve grubunda Bacteriodetes türünün iki cinsi dışında, tüm değişiklikler Firmicutes türü ile ilişkiliydi. Faecalibacterium prausnitzii’deki amleiyat sonrası artış dışında, tüp mide ameliyatı Firmicutes türünün hepsinde azalmaya yol açıyordu.

Gaitadaki butirat içeriği açısından iki girişim arasında anlamlı fark bulunmadı. Bunun sebebi, muhtemelen diyetteki prebiyotik madde seviyelerinin düşük olmasıydı. Gaitadaki SCFA konsantrasyonları da her iki girişim arasında farklılık göstermiyordu. Ancak sleeve gastrektomi grubunda ameliyattan 6 ay sonra 40 değişik yağ asidinin kaybı artıyordu.

Bu karşılıklı bulgular, laparoskopik tüp mide ameliyatından sonra ılımlı düzeyde bir malabsorbsiyon ve yağ asidlerinin gaita ile atılımını gösteriyordu. Bu sayede, emilmeyen ve tam olarak sindirilmemiş besinlerin distal barsak bölümlerine erişmesi, feçesle artmış oranda enerji kaynağı atılımını sağlıyordu.  Sindirim sisteminin normal anatomik devamlılığının sağlanması, yani mide-barsak arasında yeni bir geçişin oluşturulmaması, laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatında intestinal florada sadece ılımlı değişikliklere yol açmaktadır. Böylece, yine ılımlı düzeyde enerjiden zengin maddelerin emilimi azalır ve safra asidi metabolizması değişir. Bu bulgular laparoskopik tüp mide ameliyatının sadece kısıtlayıcı bir ameliyat olmadığı yönündeki görüşü destekliyor.

Editörün Yorumu: Tüp mide ameliyatı zannedildiği gibi, sadece gıda alımını kısıtlayan bir ameliyat değildir. Bir çoğunu henüz bilmediğimiz bir çok farklı biokimyasal ve hormonal mekanizma ile, gıda emilimini de etkileyen ve metabolik etkileri olan bir ameliyattır.