Sürekli Açlık Hissetmenin 11 Farklı Nedeni

Açlık hissi, vücudun fizyolojik olarak kalori, su, tuz, protein gibi maddelere ihtiyacını ileten doğal bir histir. Beslenme şekli, iştah hormonları, stress gibi faktörlerle etkilenebilir. Ağır egzersiz veya duygusal stressle kimi zaman normal olarak değişebilse de, sürekli açlık hissetmek fiziksel veya mental bir soruna işaret ediyor olabilir. Bu güdünün sürekli yiyerek desteklenmesi de obezite sorununa yol açabilir. Bu nedenle, normal sınırlar dışında sürekli açlık hissetmenize neden olabilecek, belki de farkında olmadığınız 11 nedeni inceledik.

1-Dehidrate olabilirsiniz:

Bunun anlamı yeterince su tüketmediğiniz ve vücudun susuz kaldığıdır. Orta dereceli dehidrasyon, gerçekte vücudunuzun suya ihtiyacı olduğu halde açlık hissiyle maskelenebilir. Bunun sebebi, beynin açlık ve susuzluğu dengeleyen parçası olan hipotalamusun şaşkınlığıdır. Böylece, aslında bir şişe suya ihtiyacınız varken, kendinizi bir paket cipsi elinize almış olarak bulabilirsiniz. Bu nedenle, sabahları ilk iş olarak bir bardak su içmeyi ve gün içinde de su içmeyi ihmal etmemeyi alışkanlık edinmelisiniz. Eğer aç hissediyorsanız ve gün boyu yeterli su da içmediyseniz, önce bir bardak su içip, 15-20 dakika beklemeyi deneyin. Açlık hissinizin azaldığını göreceksiniz.

2-Uyku kaliteniz bozuk olabilir:

İyi uyuyamadığınız gecenin sabahında iştahla bağlantılı iki hormon canınıza okuyacaktır. Yetersiz uyku iştahı uyaran hormon olan Ghrelin seviyelerini yükseltir. Aksine tokluk hissi sağlayan leptin düzeyleri ise düşer. Düzensiz bir uyku ciddi halsizlik ve mental bulanıklığa da neden olur. Vücut çaresizce ve enerji açlığı içinde sizi aslında aç olmasanız da şeker ve karbonhidrat tüketimine zorlar. Günde düzenli olarak 7-8 saat uyuduğunuzda enerji seviyeleri ve açlık hormonları yoluna girecektir.

3-Aşırı karbonhidrat tüketiyorsunuzdur:

Hemen herkes, aşırı kalorili bir tatlı veya kurabiye tükettikten sonra, ikincisine direnmenin ve son kırıntı kalana kadar durmanın ne kadar zor olduğunu deneyimlemiştir.  Bunun sebebi, unlu mamüller gibi bol kalorili besinlerin kan şekeri seviyelerinizi zıplatması, bunun da insülini tetikleyerek rebound açlık hissine yol açmasıdır. Kan şekerinizin roller koster benzeri iniş çıkışlarından kaçınmak için basit karbonhidratlardan olabildiğince uzak durmalısınız. Karbonhidrat alınacaksa mutlaka bol lif içeren, kompleks gıdalarla alınmalıdır.

4-Yoğun stress altında olabilirsiniz:

Yoğun bir iş günü, ilişkilerdeki gerilimler gibi stres nedenleri adrenalin ve kortizol gibi hormonlarınızı yükseltir. Stress hormonları olarak bilinen bu hormonların yükselmesi vücudun bir saldırıya uğradığını ve enerjiye ihtiyacı olduğunu düşünmesine yol açar.  Stress ayrıca beynin serotonin seviyelerini de düşürür. Tüm bunlar aslında aç olunmadığı halde açlık hissedilmesine yol açar. Bu nedenle, yoga benzeri egzersizler, müzik gibi stres azaltıcı yöntemler geliştirmek konusunda kafa patlatmak, buzdolabına koşmaktan daha iyi bir çözüm olacaktır.

5-Çok fazla alkol tüketiyor olabilirsiniz:

Akşam yemeğinden önce içilen bir kokteyl ya da bir kadeh şarap, mideniz dolu olsa bile açlık hissetmenize yol açabilir. Appetite dergisinde yeni yayınlanan bir çalışmada, insanların alkol alımından sonra daha yüksek kalorili gıdalar tüketmeye eğilimli olduğunu göstermiştir. Bunun açıklaması alkolün dehidrasyona yol açması, vücudun aslında suya ihtiyacı varken gıdaya ihtiyacı olduğunu düşünmesi olabilir. Bu nedenle, yemeklerden önce kokteyl yerine su içilmesi kalori alımını azaltacaktır.

6-Daha fazla protein tüketmeniz gerekiyor olabilir:

Proteinli gıdalar hem midede daha uzun süre kalır ve tokluk hissini uyarırlar, hem de iştahı baskılayan bir etkileri vardır. Bu nedenle, amaç günde en az 46 gram (kadınlarda 19-70, erkeklerde 56) protein almak olmalıdır. En iyi protein kaynakları yoğurt, yumurta, yağsız et ve baklagillerdir.

7-Yeterince yağ yemiyor olabilirsiniz:

Proteinler gibi, doymamış yağlar da tokluk hissi oluştururlar. Bir öğünden sonra tatmin olunduysa, gerçekten aç hissedene kadar yeme davranışı baskılanmaktadır. Kalbe yararlı, beyin için de gerekli olan faydalı yağların tüketilmesi iştah ve kilo kontrolünde de önemlidir. Yetişkinler günlük kalori alımlarının % 20-35’ini yağlardan karşılamalıdır.

8-Öğün atlıyorsunuzdur:

Kontrolsüz açlık hissinin en sık gördüğümüz sebebi öğün atlamaktır. Özellikle kahvaltının atlanması, diğer öğünlerde sürekli bir açlık hissini tetiklemektedir. Mide uzun süre aç kaldığında açlık hormonu ghrelin pik yapar ve sonunda tıkınırcasına yeme davranışına yol açar. Genel kural olarak öğünleriniz arasında 4-5 saatten fazla olmasına izin vermemelisiniz. Kahvaltıdan nefret ediyor olsanız da, uyandığınızda veya bir saat içinde yoğurt, soya sütü, elma gibi bir şeyler tüketmelisiniz.

9-Gıda pornosuna maruz kalıyor olabilirsiniz:

İnternetin hayatımıza anormal yoğunlukta girmesiyle, hemen her gün maruz kalınan gıda görsel uyaranları giderek artmaktadır. Pinterestteki güzel tabaklar, Facebook’ta paylaşılan güzel masalar, öğünler, geceyarısı TV programlarına denk getirilen pizza veya hamburger reklamları, 7/24 bir gıda pornosuna maruz kalmamıza yol açmaktadır. Bilimsel olarak gördüğümüzle arzuladığımız arasındaki ilişki 2012 yılında Obesity dergisinde yayınlanan bir çalışmayla kanıtlanmıştır. Bu görseller en az güzel bir yemeğin kokusu kadar ghrelini uyararak açlık hissetmenizi sağlamaktadır.  Elbette güzel kokuyu almamak için burnumuzu tıkayamayız, ama TV’deki reklamları zaplayarak, Instagramda gıda markalarını engelleyerek bunlara maruz kalmayı azaltabiliriz.

10-Çok hızlı yiyor olabilirsiniz:

Midenizi aç bir kurt gibi hızla doldurursanız, mide dolmasına rağmen, beyine doyduğu mesajını göndermeye zaman bulamaz. Bu nedenle yemeklerinizi bir ritüel gibi, tadını çıkararak ve çok iyi çiğneyerek tüketin. Daha fazla yemeye karar vermeden en az 20 dakika bekleyin. Bu süre, midenizin beyne tokluk sinyallerini göndermesi için zorunludur.

11-Kullandığınız ilaçlar suçlu olabilir:

Antidepresanların çoğu, kortikosteroidler ve ağrı kesiciler iştah üzerinde etkili olabilirler. Bir ilacın iştahınızı arttırdığını düşünüyorsanız doktorunuzla ilacı değiştirmek üzere görüşmelisiniz.