Başlangıçtaki Kilo Kaybı Uzun Vadeli Başarıyı Belirliyor!

Yeni bir çalışma, yoğun yaşam tarzı değişikliklerine rağmen yeterli kilo veremeyenleri erkenden saptamaya ve uzun vadeli başarı için kanıta dayalı tedavi seçenekleri ile onları desteklemeye yardım edecek bulgular sunuyor.

Look AHEAD adı verilen çalışmada, hastaların sıkı bir diyet ve yaşam tarzı değişikliğinden oluşan çabalara ilk iki ayda verdikleri yanıtın, uzun vadeli başarıyı da belirlediği saptandı. Obesity dergisinde yayınlanan çalışmada tedavinin ilk iki ayında verilen kilo ile, uzun vadeli (ilk tedaviden 8 yıl sonra) sağlanan kilo kaybı arasındaki ilişki araştırıldı.

Bu çalışma, eğer hastalar yoğun bir tıbbi tedaviyle ilk 2 ayda başarılı bir sonuç alamıyorlarsa, uzun vadede de bu yaklaşımla başarılı olamayacaklarını gösteren ilk bilimsel çalışmadır. Bu sonuçlar, klinisyenleri ilk iki ayda başarılı kilo kaybı sağlayamayan hastaların tedavisinde et tedavi seçenlerini değerlendirmeye yönlendirmelidir. Bu süre, obezite cerrahisi başta olmak üzere, diğer seçeneklerin gerekli olup olmadığını belirlemek için anahtar önemdedir.

Look AHEAD çalışması Amerika’nın sadece diyet ve egzersiz ile kilo kaybını araştıran en geniş çalışmasıdır. Daha önceki veriler, yoğun yaşam tarzı değişiklikleri ile uzun süreli kilo kaybının mümkün olabileceğini göstermiştir. Yeni bulgularsa, klinisyenlere bu yaklaşıma ilk aylarda iyi yanıt alınamayan hastalarda kanıta dayalı diğer tedavi seçeneklerinin önerilmesi gerektiğini göstermiştir.

Look AHEAD çalışmasında Tip 2 diyabeti olan, BMI 25 ve üzerinde, 45-76 yaş aralığındaki 2290 katılımcı incelenmiştir. Bütün katılımcılar yoğun bir yaşam tarzı değişim programına alınmış, sık sık düzenlenen toplantılar, kişiye özel fiziksel aktiviteler ve diyet seçenekleri ile desteklenmişlerdir. İlk bir yıl çok yoğun sürdürülen bu program, 2-8 yıl arasında anlamlı şekilde azalmıştır. Araştırmacılar ilk 1-2 ayda daha fazla kilo kaybı sağlayanların, 8 yıllık süreçte de daha fazla kilo kaybını sürdürdüğünü saptamıştır.

Daha spesifik olarak, ilk bir ayda % 2-4 kayıp sağlayanlar, 4. Yılda 1.62, 8. Yılda 1.28, % 4’ün üzerinde kayıp sağlayanlarsa 4. Yılda 2.79, 8. Yılda 1.77 kat daha fazla başarı sağlamışlardır.

Bu bulgulara göre, bu tür programların başlangıcında düşük kilo kaybedenler daha yakından takip edilmelidir. Bu dönemde başarılı olamayan hastalara desteğin sürdürülmemesi, sürtüşmelere ve gelecekteki kilo kontrol çabalarına ilginin azalmasına yol açabilir.

Özet olarak, tüm hastalara uygun tek bir obezite çözümü yoktur. Bu yeni çalışmanın bulguları, tıbbi tedaviler ve diyetle erken dönemde başarılı olamayan hastaların, eğer kriterleri uyuyorsa obezite cerrahisini daha erken düşünmelerinin uzun vadeli başarıyı arttıracağını göstermektedir. Bu grup hastalar için obezite cerrahisi son çare değil, tek çaredir.