Sindirim Sisteminiz Hakkında 9 İlginç Bilgi

Yanma, ekşime gibi favori gıdalarınızı yediğinizde burnunuzdan getiren yakınmalardan tutun, fermuarınızı kapatmanızı engelleyen şişkinlik ve gaz problemlerine kadar; mideniz bazı tatsızlıkların temel sorumlusu olabilir. Uzmanlar, insanların mideleri  ve sindirim sistemlerinin nasıl çalıştığı hakkında şaşılacak kadar az bilgili olduğunu, bunun da mideyle ilgili sorunları çözmeyi güçleştirdiğini belirtiyor.

Mide sağlığı hakkında çok yaygın yanlış inanışların olması da, belirli problemlerin etkili çözümünü engelleyen faktörlerden biri. Bazen çok komplike, çözümü güç veya korkutucu görünen problemler, eğer söylenceleri gerçeklerden ayırabilirseniz çok basit çözümlere sahip olabilir. Buradan yola çıkarak, sindirim sistemi hakkında en yaygın mitleri inceledik:

1-Sindirim Midede Başlar

Yanlış. Sindirim sürecinin en önemli kısmı ince barsaklarda olur. Mide sadece gıdaları alır, kasılmalarla parçalar ve kimus adı verilen çözeltiye dönüştürür. Daha sonra bu içerik küçük miktarlarda ince barsağa iletilir. Sindirim 12 parmak barsağından sonra başlar. Popüler inanışın aksine gıdalar yenildikleri sırayla sindirilmezler. Tüm içerik midede biriktirilir, karıştırılır ve hazır olduğunda birlikte ince barsağa iletilir.

2-Gıda Alımı Azaltılırsa Mide Küçülür ve Açlık Hissi Azalır

Yanlış. Yetişkin hale geldikten sonra mide boyutu aynı kalır. Midenizi küçülttürmek için bir operasyon geçirmedikçe de boyutu azalmaz. Daha az yemek midenizi küçültmez, ancak bir uzman denetiminde uygulandığında iştah termostatınızın resetlenmesine yardım edebilir.

3-Zayıf İnsanların Mideleri Şişmanlara Göre Daha Küçüktür

Yanlış. İnanması zor görünse de, mide boyutu kilo ile bağlantısızdır. Zayıf bir kişinin midesi, ömrü boyunca kilolarıyla boğuşan birinden daha büyük olabilir. Kilo sadece mide boyutunuzla ilgili bir sorun değil, daha çok midenizi nasıl kullandığınızla ilgili bir problemdir. Mide küçültücü ameliyatlardan sonra bile yetersiz kilo veren veya tekrar kilo alan kişiler bunun kanıtıdır.

4-Karın Kaslarını Güçlendirici Egzersizler Mide Boyutunu Azaltır

Yanlış. Herhangi bir iç organın boyutunu etkileyebilecek hiçbir egzersiz yoktur. Ancak egzersiz, vücudun dışındaki yağ tabakalarını yakmanızda yardımcı olabilir. Kısmen batın içi yağ dokusu da azaltılabilir.

İlginçtir ki, görmediğiniz karın içi yağlar, görebildiğiniz derialtı yağlardan çok daha fazla sağlığınızı tehdit etmektedir. Omentum olarak adlandırılan bu yağ dokusu normalde iç organların etrafını ve karın boşluğunu kaplayan koruyucu bir tabakadır. Fazla kilolu insanların iç organlarının etrafında da sıklıkla fazla miktarda yağ bulunmaktadır. Bazı durumlarda karaciğer bu yağ dokusu ile öylesine kuşatılır ki, non-alkolik karaciğer yağlanması denilen özel bir hepatit türü gelişir. Bu süreç ilerledikçe karaciğer fonksiyonlarındaki bozulma da ağırlaşır. İyi haberse, sağlıklı beslenme ile bu iç organ yağlanması da geri döndürülebilir.

5-Suda Çözünmeyen Lifler İçeren Gıdalar Suda Çözünenlere Göre Daha Az Gaz ve Şişkinlik Yapar

Doğru. İnsanlar genelde yulaf, baklagiller ve turunçgiller gibi suda çözünen lifleri daha masum görse de, bunlar tam tahıllı ekmek, lahana, pancar, havuç gibi suda çözünmeyen liflere göre daha fazla gaz ve şişkinliğe yol açarlar. Barsaklarda gaz üretimi suda çözünen liflerle artmaktadır. Suda erimeyen lifler ise sindirilmeden atılmaktadır, dolayısıyla barsak florasıyla etkileşime girmezler ve gaz oluşturmazlar. Çözünmeyen lifler gaz oluşturmasa da, barsak hareketlerinin sıklık ve şiddetini arttırabilirler.

6-Reflü Şikayetlerini Azaltmanın Bir Yolu da Kilo Vermektir

Doğru. Yemek borusuna ne kadar az asid kaçarsa, yakınmalar o kadar az olacaktır. Sadece birkaç kilo vermek bile, reflü belirtilerinde ciddi düzelmeye yol açar. Gebelik bunun en iyi örneğidir. Gebelikte büyüyen bebek karın içi basıncını arttırarak reflü şikayetlerini şiddetlendirirken, doğumla birlikte reflü de düzelir. Bu nedenle, kilo kontrolü ile ilgili bir programa başladığınızın ilk bir kaç haftasında bile reflü yakınmaları belirgin şekilde düzelecektir.

7-Yatmadan Önce Yenen Yemekler, Gün İçinde Yenenlere Göre Daha Fazla Kilo Yapar

Yanlış. Kilo alma tamamen matematiksel bir olaydır. Aldığımız kaloriler harcadığımızdan fazlaysa kilo alırız. Her ne kadar, gün içinde yenilen gıdaların daha hızlı yakılması, yatmadan önce yediklerimize göre daha mantıklı görünse de olay böyle değildir. Çünkü kilo alımı saate bağımlı olmayan, 24 saatlik bir süreçtir. Belli bir zaman periodunda aldığınız ve harcadığınız kalorilerin toplamı kilo alımını belirlemektedir.

Güncel hayvan deneyleri, akşam yemeğinden sonra atıştırmadan kaçınılmasının kilo alımını önlediğini göstermiştir. Gece yemek, vücudun sirkadiyen ritmini bozabilir ve iştah kontrolünü sağlayan hormonları etkileyebilir. Ancak bu uzun vadeli bir süreçtir ve aslolan alınan-harcanan dengesidir.

Ayrıca özellikle yorgun veya stresliyken, yatmaya yakın yenen yemeklerin sindirimi daha zordur. Daha fazla gaz, şişkinlik ve mide ekşimesine yol açarlar. Adeta, sindirim sistemimizde gıdaların sindirim sistemine doğru zamanda ve doğru miktarda gidip gitmediğini belirleyen bir beyin vardır. Yorgun olduğumuzda midemizdeki bu beyin de bizim gibi yorgun olur. Bu da sindirim sisteminin gıdaları ilerleten kasılmalarının sayısını azaltır.

8-200 Kalorilik Fıstık Ezmesi ve Kraker, İştahı Sadece 200 Kalorilik Krakerden Daha İyi Kontrol Eder

Doğru. Yağlar karbonhidratlardan daha yavaş sindirilirler ve midede daha uzun süre kalırlar. Bu da doğal olarak daha fazla yağ içeren bir öğünden sonra daha uzun süre tokluk hissedilmesini sağlar. Ek olarak, kraker, ekmek, kek gibi basit karbonhidratlar kan şekerini ve ona tepki olarak da insülini hızla yükseltirler. İnsülin etkisiyle kan şekeri yine aynı hızla düşer, bu da iştah ve mood dalgalanmalarına yol açar.

9-Baklagiller Herkeste Gaz Yapar ve Bununla İlgili Yapabileceğimiz Birşey Yok

Yanlış, bir yere kadar.. Baklagiller doğru sindirilmek için özel enzimlere ihtiyaç duyan bir şeker türü içerirler. Bu enzim bazı kişilerde çok, bazılarında azdır. Bu enzimin az olduğu kişilerde baklagillerin sindirimi sırasında daha fazla gaz oluşur. Sİmethicone gibi sindirim enzimi içeren bazı ilaçların yemekten önce alınması bu gaz oluşumunu azaltabilir. Bu ilaçlar, oluşan gaz kabarcıklarının yüzey gerilimini düşürerek etki gösterirler.