Erkeklere Bomba Haber: Tüp Mide Ameliyatından Sonra Testosteron Seviyeleri Yükseliyor!

Yeni bir çalışma, laparoskopik sleeve gastrektominin kiloyu azaltmak ve sağlığa diğer katkılarının yanısıra, obez erkeklerde testosteron seviyelerini de arttırdığını gösterdi.

Çalışma 2015 American College of Surgeons Klinik Kongresinde sunuldu. California Stanford Üniversitesi’nden araştırmacılar, obez erkek hastaların düşük olan testosteron seviyelerinde, ameliyatı izleyen 12 ay içinde anlamlı bir artış gözlendiğini saptadılar. Obez erkeklerde testosteron seviyelerinin de düştüğü bilinmekteydi.

Testosteron seviyesi seksüel yaşam kalitesi üzerinde etkili olduğu gibi, bağımsız bir kardiyak risk faktörüdür. Düşük testosteron seviyesi olan erkekler, testosteron seviyesi normal olanlara göre daha fazla kardiyak hastalık riski taşırlar. Düşük testosteron aynı zamanda sarkopeni riskini de arttırır. Bu, yaşlanma sürecini değişik derecelerde hızlandıran bir kas kaybı durumudur.

Çalışmanın amacı, tüp mide ameliyatını takiben sağlanan kilo kaybının serum testosteronu, DHEA (testosteronun öncül maddesi) ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) düzeyleri üzerindeki etkisini araştırmaktı. Sleeve gastrektomi geçiren 24 obez erkek çalışmaya dahil edildi. Hormon seviyeleri ameliyattan 3-6 ve 12 ay sonra ölçüldü.

Araştırmacılar çalışma grubunda tüp mide ameliyatını takiben ortalama serum testosteron seviyelerinde anlamlı artış saptadılar. 12 ayda testosteron ortalama 295 ng/dl’den 423 ng/dl’ye çıkmıştı. Testosteronun normal dolaşım seviyesi 300-1000 ng/dl’dir. 300 ng/dl’nin altındaki seviyelerde düşük serum testosteronu tanısı konur.

Ameliyattan önce hastaların % 63’ünde düşük testosteron seviyeleri saptandı. Ameliyatla bu oran % 41’e indi. Cerrahiden önce ortalama BMI 46, ameliyattan sonra 31’di. Ayrıca DHEA seviyeleri de yükselmişti. Ortalama 12.8 olan düzey, ameliyattan sonra 39.6 ng/dl olmuştu. PSA konsantrasyonları da 12 ayda 0.62’den 0.75’e çıkmıştı. Bu durum, prostat kanserinin ilerlemesine işaret eden bir prostat kitle artışı ile birlikte değildi.

Düşük testosteron seviyeleri kilo alımını ve kardiyak riski arttırdığı, yaşam kalitesini düşürdüğü için, erkeklerin daha da fazla oranda obezite cerrahisine yönlenmesi uygun olacaktır. Sleeve gastrektomi tüm bu yandaş riskleri düzeltebilmektedir. Araştırmacılar, daha önce çalışılmadığı için özellikle sleeve gastrektomiyi incelemişlerdir.

Kişi obezite sınırında kilo problemine sahipse, yağ dokusu östrojen çevriminde rol oynar, bu da testosteronla yarışarak seviyelerini düşürür. Obezite cerrahisi, kilo vermeyi sağlayarak bu süreci tersine çevirir. Östrojen düzeyleri düşer ve doğal testosteron depoları artmaya başlar. Erkek ve kadınlar arasında obezite oranları neredeyse eşit olmasına rağmen, bariatrik cerrahiye başvuran hastaların % 80 kadarı kadındır. Testosteron seviyeleri düşük ve obez erkeklerde seçilecek tedavi dışarıdan testosteron vermek değil, obezite cerrahisi olmalıdır. Bu çalışma, obez erkeklerde sleeve gastrektomiyle testosteron oranlarının normale döndüğünü gösteren ilk çalışmadır.