Halsizliğin yedi gizli nedeni

Halsizlik annemi, diyabet, hipotiroidizm veya hepatit C gibi çok önemli hastalıkların habercisi olabilir. Ancak doktorunuz halsizliğin bu önemli sebeplerini  araştırmaya başlamadan önce gelin halsizliğin pek bilinmeyen yedi gizli sebebini gözden geçirelim.

1-Kalitesiz diyet

Bizim çöp gıda olarak adlandırdığımız trans yağlardan zengin i̇şlem görmüş gıdalar ve anlamsız kalori kaynağı olan şekerlerden oluşan kötü diyetler enerjinizi tüketebilir. Protein kaynaklarından özellikle balıktan zengin, sebze ve baklagilleri de içeren dengeli bir diyete geçmeniz sorunu çözebilir. Diyette her türlü tahıl dikkatli tüketilmelidir. Bu kompleks karbonhidratlar i̇nsülini etkiler. İnsülin daha kilolu olmamıza yolaçan depo hormonudur. Kilo arttıkça kandaki şeker seviyeleri yükselir, i̇nsülin direnci gelişir bu da diyabetin bir ön aşamasıdır.

2-Vitamin ve mineral eksiklikleri:

Günümüzün endüstriyel tarım ürünleri halsizlikle savaşan minerallerin ve bazı anahtar besin maddelerinin yok edilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle multivitamin ve mineral desteğini kullanılmalıdır. Bu destek ilaçlarında bulunan mineraller gıdalardan nadiren bulunurlar.  Bunların en önemlilerinden biri tiroit fonksiyon ve metabolizmasında önemli olan selenyumdur. Diğeri de kalp hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişilerin sakındıkları iyodize tuzda bulunan iyottur. Düşük iyot seviyeleri halsizliğe yol açabilir.

3-Yetersiz Omega 3 tüketimi:

Balık omega 3 yağ asidlerinin en zengin kaynağıdır. Ancak çoğumuz yeterli balık tüketmeyiz. Ortalama 1000 mg omega 3 desteği önerilir, ve balık yağı uzun zincirli, yani vücudumuzun ihtiyaç duyduğu formu içerdiğinden tercih edilen kaynak olmalıdır.

4- D vitamini yetersizliği:

D vitamini bize enerji verir. Düşük seviyeleri enerji düşüklüğü ve depresyona yol açabilir. Vitamin D ve omega 3 vücudumuzun her bir hücresi için zorunludur. Özellikle de beyin hücrelerinin doğru çalışması için gereklidir. Kan tahlillerinizde D vitamini düşükse mutlaka ek vitamin almalısınız.

5-Düşük Magnezyum:

Doğarken kas ve kemiklerimizde belli miktarda magnezyumla dünyaya geliriz. Bu mineral enerji üretiminde gereklidir. Ancak hemen herkes, günlük diyette yetersiz magnezyum tüketmektedir. 40-50 yaşına kadar kas ve kemiklerimizde hala magnezyum bulunur. Uykusuzluk, halsizlik, kabızlık, kas krampları ve kas ağrıları, eklem ağrıları, anksiyete ve yüksek tansiyon gibi problemlerde magnezyum replasmanı önerilir.

6-Yetersiz Uyku:

40-50’li yaşlarda artmış sorumluluklar, iş stresi, ergenlerle boğuşma, yaşlı ebeveynlerle uğraşma ve yanısıra düşen magnezyum seviyeleri nedeniyle uykusuzluk konusunda tam bir kusursuz fırtına yaşanır. Kadınlarda bir de menopoz ve perimenopoz gibi nedenler vardır. Uykuya yardımcı kadınlık hormonu progesteronun düşen seviyeleri ve sıcak basmaları uykusuzluğa yol açabilir.

Kafein metabolizmasında değişimler durumu daha da kötüleştirir. Yirmili yaşlarda günde iki bardak kahve içen kadınlar, ellili yaşlarda birdenbire kahveyi o kadar hızlı metabolize edemez hale gelirler. Kafeinin vücuttan temizlenmesi 8-10 saat alır. O nedenle, belli bir yaştan sonra kadınların öğleden önce 10 gibi bir bardak kahveyle yetinmesi önerilir.

7-Durağan bir hayat:

İronik biçimde, yeterli egzersiz yapmamanız bitkin hissetmenize yol açabilir. Düzenli egzersiz enerji düzeyinizi yükseltir ve duygu durumunuzu düzeltir.

Eğer diyet, uyku düzeni ve egzersizle ilgili müdahaleler halsizliğinizi birkaç ayda düzeltmediyse B kompleks vitaminleri almanız önerilir. Bunlar özellikle stress durumunda vücudun enerji metabolizmasını düzenlerler. Koenzim Q da hücrelerimizin enerki üretmesine yardımcı olur ve genellikle kalp hastalarının kullandığı statin grubu ilaçlarla bloke olur. Bu maddenin de ilave olarak alınması faydalı olacaktır. Ayrıca, akupunktur da halsizlik, uyku düzeni , ağrı ve sıcak basmaları için faydalı olabilir.