Çok sayıda araştırmacının Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği 29. Ulusal Kongresi’nde (San Diego, California-16 Haziran 2012) sunduğu rapora göre; bariatric cerrahlar artık mide bandı ameliyatlarını bırakmalı ve sleeve gastrektomi, gastrik bypass gibi prosedürleri tercih etmeli..

 

Bu uzmanların önde gelenlerinden Michel Gagner, ABD’de hala band kullanımı giderek artış göstermesine ragmen, dünyanın geri kalanında giderek rağbet görmeyen bir metod haline geldiğini bildirdi. Gagner, Kanada Hopital du Sacre Coeur hastanesinin, dünyaca tanınan bariatric cerrahi uzmanı olup, ABD’de çok sayıda mükemmel bariatric cerrahi merkezleri kurmuştur. Gagner, kendisinin neredeyse tamamen gastrik band uygulamalarını bıraktığını ve vakalarının % 90’ına sleeve gastrektomi uyguladığını bildirmektedir.

 

Onun bu yaklaşımı, benim kişisel tercihlerimle olduğu gibi, İtalya Giovanni Bosco Hospital’den Luigi Angrisani ile de uyumludur. Dr. Angrisani prospektif randomize bir çalışmayla hazırlanan 10 yıllık takip verileriyle gastrik bypass ile bandı karşılaştıran ve bariz şekilde bypassın üstünlüğünü kanıtlayan bir bildiri sunmuştur.

 

“Geldiğimiz noktada, bandla bypassı karşılaştıracak bir çalışma yapmanın da yeri yoktur.” Diyen araştırmacı, revizyon yani düzeltme ameliyatları değerlendirildiğinde, bandlı hastaların başarılı kilo kaybı sağlama oranlarının sadece % 26 olduğunun görüleceğini belirtmiş ve eklemiştir “ve bu iyi bir oran değildir.”

 

Dr.Angrisani’nin çalışması rastgele olarak band veya bypass uygulanan 51 hastalık bir seridir. Band grubunda ortalama BMI 43.4, bypass grubunda ise 43.8’dir. Cerrahiden 10 yıl sonra band grubunun % 81.4, bypass grubunun % 87.5’I hala takipte kalmıştır. 22 band hastasından 9’unda (%41) band çıkarılmıştır. Kalan 13 hastanın BMI değerleri 35 BMI üzerindedir ve bu prosedürler de başarısız olarak Kabul edilmiştir. Böylece band grubunda başarılı sayılabilecek hasta sayısı sadece 7’dir. Aksine, 21 bypass hastasında BMI ortalama 43.8’den 30.4’e düşmüştür. Bu grupta sadece prosedürlerin % 20’si başarısız olarak değerlendirilmiştir.

 

Çalışmada hiçbir hasta kaybedilmemiştir. Başlangıçtaki yandaş hastalıklarda düzelme iki grupta benzerdir. Bununla birlikte, tekrar operasyon oranları band grubunda bypass grubundan daha yüksektir. (% 41’e % 29) Band grubunda tekrar operasyon nedenleri poş dilatasyonu (3 hasta), band migrasyonu (1 hasta), başarısız kilo kaybı (4 hasta) ve tedavi edilemeyen reflüdür. (1 hasta)

 

Bypass grubundaki tekrar operasyon nedenleri ise potansiyel olarak hayatı tehdit edebilecek olan internal herni (1 hasta), safra kesesinin alınması (4 hasta) ve yara yeri fıtığıdır (1 hasta)

 

Angrisani, “bypass komplikasyonları iatrojeniktir. Çünkü barsaklarda yapılan işlemler sırasında istenmeyen barsak yaralanmaları olabilmektedir, oysa bandda barsaklara ilişilmemektedir” demiştir. Gagner gibi, Dr.Angrisani’de fiilen gastrik bandı bırakmış, sadece küçük bir hasta grubuna kısıtlı olarak kullanmaktadır.

 

Çalışmalara gore ise, ABD’de 2007-2010 arasında 540 hastanede uygulanan band ve bypass sayıları neredeyse eşittir. (117.365’e 138.222)

 

Dr.Angrisani, “Avrupalılar band prosedürlerine Kuzey Amerikalı meslekdaşlarından daha once başladığı için oyunda daha öndedir.” Demektedir. “Bu nedenle de problemleri daha erken saptamışlardır. Bu çok bilindik bir hikayedir; biz Avrupalı cerrahlar ABD’den gelen her veriyi Kabul ederiz, ama Amerikalı meslekdaşlar bizden gelen verileri Kabul etmezler. O nedenle, bizim son yıllarda yaşadığımız deneyimi maalesef yaşayarak öğrenecekler.”

 

Dr.Gagner, “BOLD verilerine gore ABD’de mide bandının en yaygın ikinci prosedür olması tam anlamıyla bir felaket!” demektedir. “Avrupalı cerrahlar bandı bırakıyorlar ama Amerikalılar mesajı almamakta direniyor. Avrupa’da gördüğümüz bu düşüş, muhtemelen ABD’de de birkaç yıl içinde başlayacaktır.”

 

Günümüzde band yerleştirmeden sleeve gastrektomiye doğru bir kayış gözlenmektedir. Ancak Avrupa’da pek çok sigorta şirketi sleeve gastrektomiyi kapsamamaktadır. BOLD çalışmasında sleeve gastrektomili hastaların % 22’sinin ameliyatlarını kendisinin finanse ettiği gösterilmiştir. Band prosedürlerinin % 5.7’si, gastrik bypasslıların ise % 1.9’u ameliyat ücretlerini kendileri karşılamıştır.

 

California Stanford üniversitesinden, BOLD çalışmasını sunan Dr. John Morton ise, “Avrupa’nın mide bandı ile olan deneyimi bize göre daha olgun.” Demiş ve eklemiştir: “6 yıllık verilerin sleeve gastrektominin güvenilir ve etkili bir ameliyat olduğunu kanıtlamasına ragmen, bu yöntemin uzun vadeli potansiyel komplikasyonlarının tam olarak anlaşılmamış olabileceği endişesi, mide bandının hala kısa süreli güvenlik profile ile halen tercih edilmesini açıklamaktadır.”

Editörün Yorumu: Kişisel olarak, 2012 yılı itibarı ile ben de mide bandını primer metod olarak önermediğimi daha önce de duyurmuştum. Bilimsel gelişmeler bizi doğrular nitelikte. Mide bandı artık rutin kullanımdan çıkması gereken ve kısıtlı sayıda hastada uygulanabilecek bir yöntemdir.

 

Op.Dr.Murat Üstün tarafından çevrilmiştir. Kaynak belirtilmeden ve link eklenmeden alıntı yapılamaz.

 

Kaynak: American Society for Metabolic and Bariatric Surgery (ASMBS) 29th Annual Meeting: Abstract PL 103. Presented June 20, 2012.

 

 

 

 

 

 

 
Ad * :    
Soyad * :    
Email :    
Yorum :