Mide bandı ameliyatlarında, tüm obezite ameliyatlarında geçerli hasta seçimi kriterleri aynen geçerlidir. Hasta seçiminde obez hasta grubunun kendine özgü durumlarına da dikkat edilmelidir. Kesinlikle ameliyat edilmemesi gereken hastalar major psikyatrik hastalığı olanlar, madde bağımlılığı olanlar ve ciddi organ yetmezliği olanlardır. 
 
Mide bandına özgü endikasyon grubunda ise vücut kitle indeksi 30-35 arasındaki hastalar, adolesan yaş grubu ve süper obez hastalar, yani vücut kitle indeksi 50 ve üzerinde olanlar yer alır. Bu gruplarda laparoskopik ayarlanabilir mide bandının güvenilir ve etkili bir yöntem olduğu çalışmalarla kanıtlanmıştır. 
 
Mide bandı ameliyatından iyi sonuç almada etkili kriterler hastanın ilk obezite ameliyatı olması, metabolik sendromun olmaması, yemek borusunda hareket bozukluğu olmaması, tedavi ve beslenme değişikliklerine yüksek uyum, vücut kitle indeksinin 35-50 arasında olması, yaşın 14'den büyük 70'den küçük olması ve düzenli kontrollere devam edebilecek olmasıdır.
 
Mide bandı ameliyatından sonra aşırı kilonun kaybı (EWL) değerlerini kötü yönde etkileyen faktörler ise Tip 2 diabet, polikistik over ve gebelikte ortaya çıkan diabet olarak saptanmıştır.
 
Yine 40 yaşın altındaki hastalarda, başlangıçtaki BMI değeri 50'nin altında olanlarda, tatlı bağımlılığı olmayanlarda, uzun süreli şeker hastalığı olmayanlarda, kadınlarda ve yeme-yaşam tarzı değişikliklerine kuvvetli motive olanlarda başarı şansı daha yüksektir. Bariatrik cerrahın ve merkezin deneyimli olması ve güncel teknikleri uygulaması da başarı şansını arttırmaktadır. Dolum esnasında onlarca denemede portu bulamayan ya da dolumu baryumlu pasaj filmi ile nasıl değerlendireceğini bilmeyen bir ekibin takip ettiği hastalarda başarı beklenmemelidir. 
 
Özetle, mide bandı ameliyatında başarıyı ya da başarısızlığı belirleyen iki ana faktör cerrahi teknik ve takiptir. Mide arkasındaki tünel oluşturulurken mide duvarının mikro zedelenmeleri ilerideki migrasyonlara zemin hazırlamaktadır. Yine, çok geniş disseksiyon yapılması band kaymalarına yol açmaktadır. Band üzerine tespit dikişleri de son yıllarda migrasyonu arttırdığı düşünülen faktörlerdendir. Frering tarafından bildirilen oranlardan sonra, yaklaşık 3 yıldır kişisel olarak band tespit sütürlerini kullanmamaktayım. Bu süreçte sadece 1 band kayması sorunu yaşarken, 7 yıllık serimizde hiçbir migrasyon vakası gözlenmemiştir. Cerrahi tekniğe band seçimini de ekleyebiliriz. Düşük basınçlı, yumuşak ve geniş bandların tercih edilmesi etkinliği arttırırken, komplikasyon oranlarını da düşürmektedir. 
 
Yapılan çalışmalarda hastanın kontrol sayısı ile başarılı kilo kaybı arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Yine zamanında ve gerekli dolumların yapılması ile başarı paraleldir. Mide kelepçesi ameliyatı safra kesesinin alınması veya appendektomi gibi yapılıp bitecek bir ameliyat değildir, bir süreçtir. Hastanın doğru yemeyi öğrenmesini ve yaşam tarzını geliştirmesini gerektirir. Kontrollerde sadece dolum yapılması değil, yeme alışkanlıklarının irdelenmesi, günlük yaşam tarzının sorgulanması, vitamin eksiklikleri ve diğer komplikasyonların gözden geçirilmesi gerekir. 
 
Uluslararası kriterlere göre, ilk dolumun ameliyat sonrası en erken 4-6 hafta içerisinde yapılması gerekir. Kişisel olarak, eğer hasta yeterli kilo kaybı sergiliyorsa dolumu olabildiğince ertelemekteyim. İlk dolum sonrası 2-3 haftada bir hastanın değerlendirilmesi gerekir. Eğer tokluk hissi oluşuyor veya haftada 0.5-1 kg veriliyorsa kontroller 6 haftada bire çıkarılabilir. Bundan sonraki dönemde de en az yılda iki kez kontrol yapılmalıdır.
 
Eğer hasta yeterli kilo veremiyor veya kilo alıyorsa, tokluk hissi oluşmuyorsa, büyük porsiyonlarda veya ara öğün yiyorsa dolum yapılmalıdır. Erken doyma hissi ve uzun süreli tokluk oluşuyor, yeterli kilo veriliyor ve olumsuz bir gelişme izlenmiyorsa dolum yapılmamalıdır. Yutma güçlüğü, yenilenlerin ağza gelmesi, reflü belirtileri, gece öksürüğü, boğulma hissi ve kötü yeme alışkanlıklarının sergilenmesi port hacminin azaltılmasını gerektirir.
 
Bandın darlığının değerlendirilmesi için en kolay ve etkili yöntem baryum içirilerek çekilen bir pasaj grafisidir. Bu grafide hem bandın pozisyonu değerlendirilebilir (doğru açıda mı, kayma belirtileri var mı), hem de geçişin darlığı ve dolum ihtiyacı olup olmadığı kararlaştırılabilir. Grafide çıkım darlığı, yemek borusu genişlemesi (2 cm'den geniş), yemek borusunda kasılma bozukluğu, boşalma güçlüğü, reflü ve poşta duraklama gözlenirse mutlaka banddan sıvı azaltılmalıdır. Aksine 8 mm'den geniş çıkım ve baryumun hızlı boşalması durumunda dolum yapılmalıdır.
 
Genel olarak band hastaları takipte iki temel sorunla gelirler, kilo verememe ve üst mide poşunda genişleme. Kilo vermede başarı kriteri fazla kilonun % 50'den fazlasının verilmesi, başarısızlık ise % 20'den azının verilmesidir. Ameliyattan sonra 2 yıl geçtiği halde fazla kilosunun % 25'den azını veren hastalar, tekrar gözden geçirilmelidir. Yeme alışkanlıkları, egzersiz, sosyal ve psikolojik etkenlere ek olarak bandın pozisyonu ve pasaj mutlaka değerlendirilmelidir. Bu aşamada yoğun bir diyetisyen ve psikolog yardımı ek müdahaleye gerek kalmadan kilo vermeyi tekrar başlatabilir. Bu hastaların ayda 4-6 değil, 1-2 kilo vermesi hedeflenmelidir. 
 
Kilo veremeyen tüm hastaların banddan beklentisi erken başlayan ve uzun süren tokluk hissi, küçük porsiyonlarla tokluk, yeterli kilo verme ve o kiloyu korumaktır. Bu noktada, küçük porsiyon tanımının çoğu hasta tarafından anlaşılamadığı görülmektedir. Burada kastedilen günde 3 veya daha az öğün ve her öğünde en fazla yarım su bardağı gıda almaktır. Bir çok hasta miktarları azaltıp, öğün sayısını 8-10'a kadar çıkarmakta, veya katı gıdalarla erken tıkandığı için sıvı ve yüksek kalorili gıdalara kaçmaktadır. Sonuçta başarısız kilo kayıpları mide bandına maledilmektedir, ama aslında bunların çoğu uygun olmayan yeme davranışının sonuçlarıdır. Yeme miktarlarını azaltmada ufak değişiklikler bile işe yaramaktadır. Çatal, kaşık ve tabakların küçültülmesi, kesinlikle TV izleyerek, bilgisayar başında veya birşeyler okurken yenilmemesi, her lokma arasında çatalın masaya bırakılması gibi..
 
Yenilen şeylerin sadece kalori sayımının önemli olmadığı, içeriklerinin de önemli olduğu bilinmelidir. İki grup hastaya aynı kaloride iki farklı diyet verilmiş, protein ağırlıklı olan grup kilo verirken, karbonhidrat ağırlıklı grup kilo almıştır. Dolayısıyla ideal öğün bol proteinli (balık, tavuk, yumurta, peynir, yoğurt), katı kıvamlı ve yüksek kalitede içerikli olmalıdır.
 
Mide poşunun genişlemesi tamamen porsiyon boyutlarına ve yavaş yeme kurallarına uyulmamasının bir sonucudur. Poşun genişlemesi duvara uygulanan basıncın artması ile gelişen distansiyon, gıdaların birikmes ve kasılma özelliğinin kaybı ile sonuçlanır. Neticede tokluk hissi ve kilo kaybı azalır. Tüm komplikasyonlardan korunmanın ve mide bandı ile başarılı kilo vermenin anahtarı yeme kurallarına mutlak uyumdur. 
 
Op.Dr.Murat Üstün tarafından hazırlanmıştır. Ancak kaynak belirtilerek ve link eklenerek alıntı yapılabilir.
 
Ad * :    
Soyad * :    
Email :    
Yorum :