Türkçe internette bir ilk daha:
 
Gastrik Bypass Sonrası Başarısızlık ve İkinci Ameliyat Gereksinimleri
 
Gastrik bypass hastaları genellikle iki nedenle ikinci bir müdahaleye ihtiyaç duyabilirler: 
1-Yetersiz kilo verme ya da tekrar kilo alma
2-Tıbbi komplikasyonlar
 
Gastrik bypasstan sonra başarısızlık mekanik ya da metabolik nedenlere bağlı olabilir. Hastanın yeme alışkanlıkları ve davranışsal problemler de önemli bir faktördür. Yeterli kilo vermeyi başaramayan hastalarda araştırmanın ilk basamağı hastanın gıda alımını dikkatle incelemektir. Gıda alımını analiz etmenin en iyi yolu basitçe detaylı bir gıda günlüğü tutmaya başlamaktır. Hastalar bu şekilde kayıt tutup, günlük bazda ne kadar kalori aldıklarını öğrendiklerinde sıklıkla şok yaşamaktadırlar. Bu basamakta hastaların üç yol izlemesi mümkündür. Bazı hastalar davranış ve beslenme alışkanlıklarını olması gerektiği şekilde değiştirir ve kilo vermeye başlarlar. Bazı hastalar doğru alışkanlıkları ve diyetsel davranışları sergileseler de kilo vermede başarılı olamayabilirler. Bazı hastalarsa uygun beslenme tarzına bir türlü dönemezler. Bu hastaların uygun olmayan cerrahi adayları olduğunu göstermektedir. 
 
Hastaların uyumsuz beslenme alışkanlıkları sergilemesine yol açabilen bazı mekanik nedenler de vardır. Örneğin anastomoz darlığı gelişen hastalar "yumuşak kalori sendromu" denilen bir tabloya kayarlar. Kusmadan tüketebildikleri sıvı ve yumuşak gıdalara kaçan hastalar bu sayede gereksiz kalori yüklenmesine neden olurlar. Diğer bir konu da gastrik bypassın ardından "uyumlu" denilen yeme şeklinin ne olduğu tartışmasıdır. Çünkü, gastrik bypasstan sonra "uygun" beslenme şekli, obezite ameliyatı geçirmemiş genel çoğunluk için tamamen yabancı bir yeme şeklidir. Bazı hastalar, küçük mide poşuna rağmen, bu tarz bir beslenme şekline adapte olamayabilirler. Bu kişinin uyumlu karakterde olup olmadığından farklı bir sorundur.
Gastrik bypass aşağıdaki mekanik nedenlerle başarısız olabilir:
 
-Gastro-gastrik fistül
-Poş dilatasyonu (genişlemesi)
-Anastomoz dilatasyonu (genişlemesi)
Gastrogastrik fistül bırakılan mide poşunun genişleyerek, bypasslanan mide kısmı ile yeniden bağlantı kurmasıdır. Anastomoz kaçağının bir sonucu olarak oluşabilir. Stapler hattının açılması ve kaçak nedeniyle lokal enflamasyon gelişir, bu da bypasslanan mide duvarını aşındırarak tekrar bağlantı kurulmasını sağlar. Sıklıkla sanıldığının aksine, gastrogastrik fistül oluşumu yavaş gelişen bir süreçtir. Nedenine bakılmaksızın, gastrogastrik fistül gıdaların bypasslanmış mideye geçmesini sağlar ve ameliyatı kısmen geçersiz hale getirir. Bu durumda yapılacak revizyon ameliyatı fistülün kapatılması ve orjinal cerrahi gastrik bypass anatomisinin yeniden oluşturulmasını içerir. Hastanın kilo alımını açıklayacak mekanik yetersizlikten başka nedenler de varsa, vertikal sleeve gastrektomiye geçiş de bir seçenek olabilir.
 
Poş dilatasyonu mide duvarının gerilmeye bağlı olarak zamanla genişlemesi, anastomoz dilatasyonu ise mide ile barsak arasındaki geçişin genişlemesidir. Her iki durum da hastanın başarılı kilo kaybı sağlaması ve sürdürmesi için gereken miktarlardan çok daha fazlasını yemesine yol açar. Poşun daraltılması için çeşitli endoskopik yöntemler ve cerrahi olarak band yerleştirilmesi tedavi seçenekleridir. Poş ve anastomoz dilatasyonlarına yönelik bu girişimlerin amacı da gastrik bypass anatomisini restore etmektir. Bir başka yaklaşım ise metabolik olarak daha etkili olan duodenal switch gibi bir seçeneğe geçmektir. Sleeve gastrektomi benzeri yaklaşımlar, hastanın gastrik bypass nedenli kemik erimesi veya kansızlık gibi problemleri varsa düşünülmesi gereken seçeneklerdir.
 
Gastrik bypasstan duodenal switche geçiş yetersiz kilo alımı veya tekrar kilo alma problemi için en kesin revizyon prossdürüdür. Bu yaklaşım başarısızlık nedeni olan metabolik yetersizlik ve adaptif olmayan yeme sorunlarının çözülmesini amaçlar. Çoğu vakada bu ameliyat laparoskopik olarak yapılabilir. Bu ameliyatla ilgili temel sorun, bypasslanmış midenin tekrar kullanıma girmesi, ancak bazı cerrahların orjinal gastrik bypass prosedüründe midenin sinirlerini de kesmesi nedeniyle midenin ameliyattan sonra normal faaliyet gösterip göstermeyeceğidir. Genelde sinirler kendini rejenere ettiğinden bu nadir bir sorundur. Bazen aşırı iyileşme - bağ dokusu nedeniyle gastrik poşun bypasslanmış mideye tekrar birleştirilmesi güvenli olmayabilir. Bu durumda Scopinaro tipi biliopankreatik diversiyona geçilmesi çok tatminkar bir seçenektir.
 
Gastrik bypassla ilişkili tıbbi komplikasyonlar marjinal ülsser, darlık ve ağır dumping sendromudur. Bu tablolar sıklıkla konservatif olarak tedavi edilebilirler. Bu koruyucu tedaviler başarısız olursa revizyon cerrahisi gerekebilir. Ülser ya da darlığın tedavisi ülserli ya da daralmış bağlantı bölgesinin kesilip çıkarılmasını gerektirebilir. Diğer yaklaşım vertikal sleeve gastrektomi tabanlı bir prosedüre geçilmesidir. Bu yaklaşım ağır dumping sendromlu vakalarda da tercih edilebilir. Nadiren, vitamin ve mineral emilim bozukluğunun düzeltilmesi için gastrik bypassın revize edilmesi gerekebilir. Bu durumda emilimi etkilemeyen bir obezite ameliyatı tercih edilmelidir.
 
Op.Dr.Murat Üstün tarafından derlenmiştir. Kaynak belirtilmeden ve link eklenmeden alıntı yapılamaz.
 
Ad * :    
Soyad * :    
Email :    
Yorum :