Tüm karın içi ameliyatlardan sonra karın içinde kaçınılmaz olarak yapışıklıklar oluşur. Bunlar bazen bağ dokusundan bandlar meydana getirir ve barsağın bir kısmını uygunsuz bir şekilde asabilir. Bazen, hatta ilk ameliyattan yıllar sonra bile, barsak bir yapışıklığın etrafında kendi etrafında dönerek tıkanabilir. Bu durumda barsak içinden hiçbir şey geçemez. Bu durumun, oluşan gerginlik ve şişmeye bağlı olarak barsağın kan dolaşımı bozulmadan ve canlılığını yitirmeden önce çözülmesi gerekir. Barsak tıkanıklığı geliştiğinde genellikle acil bir ameliyat zorunludur. Barsak nekrozu ise olabilecek en kötü durumdur. 
 
Bazen barsak tıkanıklığı ameliyattan sonraki ilk günlerde meydana gelebilir. Bu durumda yapışıklıklar daha yumuşak yapıdadır ve dikkatli bir takiple ameliyat gerektirmeden çözülebilirler. 
 
Barsak tıkanıklığı riski tüm karın içi ameliyatlarda vardır, ancak gastrik bypassa özel bir durum "internal herniasyon" ya da "iç fıtıklaşma" diye açıklayabileceğimiz durumdur. Bu durum, mideyle barsak arasında oluşturulan yeni geçişin yol açtığı özel bir mezo açıklığından kaynaklanır. Bu nedenle, bu açıklığın ameliyatta mutlaka düzgün şekilde ve emilmeyen dikişlerle kapatılması gerekir. Gastrik bypass sonrası nedeni açıklanamayan karın ağrılarının ilk akla gelmesi gereken nedeni budur. Ayrıca, gastrik bypassa özel başka durumlar da vardır:
 
Anastomoz Kaçakları: Cerrahınız üstte oluşturduğu küçük mide poşunuzla, 1.5 metre aşağıdan getirdiği ince barsağınızı birbirine ağızlaştırır. Oluşturulan bu yeni açıklığa ya da geçişe anastomoz denir. Eğer bu dikiş hattından sıvı sızması oluşursa bu duruma da anastomoz kaçağı denir. Sindirim sisteminden sıvı sızması, bu sıvının içerdiği bakteriler nedeniyle ciddi karın içi enfeksiyonlara neden olur. Karında şişme, genel durum bozulması, ateş, nabızda artış ve abse gelişimi görülebilir. Bu çok ciddi bir komplikasyondur ve ağır obezite durumunda tanı ve tedavisi genellikle çok daha zordur.
 
Geleneksel görüş, acil bir ameliyat gerektiğini, kaçağın onarılmasını ve enfeksiyonun drene edilmesini savunur. Ancak deneyimlerimiz bize öğretmiştir ki, bu tarz bir ameliyat hasarı çoğu zaman daha da arttırmaktadır ve bu nedenle kaçınılmalıdır. Drenaj mutlaka gereklidir, ancak mümkünse girişimsel radyolog tarafından yapılmalıdır. Bu sağlandığında, cerrahi sırasında batının diğer kısımlarının enfeksiyondan korunması sağlanmış olur. Anastomotik kaçaklar hemen daima hastanede yatış sürelerinin uzamasına, rahatsızlıkların ve maliyetlerin artmasına ve çok daha fazla ışına maruz kalınmasına neden olur.
 
Mide Çıkışı Tıkanıklıkları: Gastrik bypass ameliyatı yapılırken oluşturulan mide-barsak arası geçişi, tekniğe ve cerraha göre değişmekle birlikte; genelde gıda akışını yavaşlatacak darlıkta ve birkaç cm olmaktadır. Bütün yaralar skarla iyileşir ve skar dokusu büzüşmeye eğilimlidir. Bu büzülme, mide-barsak geçişinin daralmasına ve gıdaların geçememesine neden olabilir. Sürekli kusmalara yol açabilen bu durum mmutlaka düzeltilmelidir. 
 
Bu tür bir problem vakaların yaklaşık % 10'unda ortaya çıkar. Tedavisi nispeten basittir ve ayaktan bir endoskopik tedavi şeklinde yapılabilir. Bariatrik cerrah tekniğini mükemmelleştirdikçe bu komplikasyon da azalmaktadır. Yine de vakaların en az % 05'inde bu komplikasyon görülmektedir. Bu durum bozulmuş anatomi ya da bozulmuş kan akımının barsağı etkilemesine bağlanabilir.    
 
 
Ad * :    
Soyad * :    
Email :    
Yorum :