Halk arasında aşırı şişmanlık olarak bilinen ``morbid obezite``nin, minimal girişimsel cerrahi ile mide kelepçesi, mide küçültülmesi, mide ve biliyopankreatik bypass uygulamalarının çok önemli tedavi seçeneği olduğu belirtildi.

Gazi Üniversitesi(GÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Ekmel Tezel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, obezitenin son yıllarda en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olduğunu ve farklı hastalıklara zemin hazırladığını söyledi. Tezel, kilo kontrolü için vücut kitle indeksinin (VKİ) basit bir formülle hesaplanabildiğini belirterek, formülü şöyle özetledi:

``Boyunuzun(metre olarak) karesini alın ve kilonuzu bulduğunuz sayıya bölün. Bu değer metre kare başına ağırlığı yani VKİ`ni gösterir. Eğer bu rakam 25 ve altındaysa ideal bir VKİ`ne sahipsiniz, 25-20 arası ise kilolusunuz demektir. Bu kişilere diyet ve düzenli spor (günde yalnızca 30 dakika yürümek) önerilir. 30`un üzeri obezitedir. 40 ve üzeri ise morbid obezite yani şişmanlık hastalığıdır. 50 ve üzeri değerlere sahip olanlara ise süper morbid obez denir ve çok ciddi tedavi yaklaşımları gerektirir. Bu grup cerrahi tedavi için aday olarak kabul edilirler.``

Tezel, morbid obezite ameliyatlarının, 2 ana grupta değerlendirilediği belirterek şunları kaydetti:

``Birincisi kısıtlayıcı denilen midenin genişlemesini önlemek suretiyle hastanın daha az yemekle doygunluk hissi almasına ve dolayısıyla kilo kaybetmesine yol açan ameliyatlardır. En yaygın kullanılan yöntem halk arasında mide kelepçesi olarak bilinen `mide bandı` uygulamasıdır. Bu yöntem ile hastalar yavaş ancak sağlıklı bir kilo verme sürecine girerler, ancak iki dezavantajı vardır. Hasta hayat boyu bu yabancı cismi taşımalıdır. Ayrıca banda ait bir takım komplikasyonlar söz konusudur. Bu komplikasyonların görülme sıklığı çok değildir.

Diğer kısıtlayıcı girişim, midenin küçültülmesi olarak bilinen, midenin boylamasına bir kısmının çıkarılmasıyla küçültülmenin sağlandığı ameliyattır.`` İkinci tip ameliyatların ise gıda emilimini engellemeyi amaçladığını ve en tipik örneğinin mide bypass`ı olduğunu anlatan Tezel, ``Bu ameliyatta mide yemek borusu yaklaşık 5-7 cm`lik mesafeden kesilip küçük bir mide boşluğu oluşturulur. Küçük hacim yaratıldığından fazla miktarda yemek yenilmesini engeller. Operasyonda ortaya Y harfi şeklinde bir bağırsak birleşmesi çıktığı için işleme Roux-en-Y mide bypass ameliyatı denir`` diye konuştu. Bu grupta yer alan diğer bir işlem ise daha çok Avrupa`da yaygınlaşan `biliyopankreatik diversiyon` olduğunu anlatan Tezel, ``Bu ameliyatta mide küçültme işlemindeki gibi kesilir, sonra bağırsaklar yine Y şeklinde mideye birleştirilir`` dedi. (01.09.2009 AA)