Stretta: Reflüye Radyo Dalgaları İle Ameliyatsız Çözüm

Reflü tedavisinde uzun süreli ilaç kullanmak hem bıktırıcı, hem de bazı riskleri var. 2000'lerin trendi radyo dalgalarıyla endoskopik tedaviyse ameliyatın yeni alternatifi. Üstelik yarım saatte tamamlanan dikişsiz, yarasız ve acısız bir yöntem...

Reflü hızla yaygınlaşan ve yaşam boyu süren bir hastalık. Türkiye'de her beş kişiden birinde görülüyor. Yemek borusu kanser vakaları yıllar içinde azalırken reflünün yol açtığı kanser vakalarında artış gözleniyor. Reflünün kansere yol açmadan hızla tedavi edilmesiyse genel cerrah ve gastroenterologların son yıllarda yoğun odaklandığı bir konu.

Dünyada ameliyatla çözüm ve ilaçla tedavi yerine çeşitli endoskopi yöntemleri öne çıkıyor. Peki Türkiye'de durum ne? Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Feryal İlkova'ya göre, 'Reflü kanser yapabilir' bilgisi Türkiye'de kimi doktorlar tarafından çok fazla suiistimal ediliyor, ilaçla tedaviye başvurmadan 'ameliyat' deniliyor. İlkova, "2000'lere kadar ilaç ve ameliyat en çok başvurulan yoldu. Ancak en iyi ellerde bile ameliyatın başarısı yüzde 90 ve komplikasyonları var. Her durumda ameliyat önerilmemeli ve hastalar kararı mutlaka cerrah ve gastroenterologlarla birlikte almalı'' diyor.
İnsanın hayat kalitesini bozan reflü, genellikle göğüs kemiği arkasında, bazen sırt ve midede yanmaya neden oluyor. Ağızda ekşime, acı-ekşi su ve yiyeceklerin ağza gelmesi belirtileri var. Uzun süren boğaz enfeksiyonları, ses kısıklığı, gece ortaya çıkan astım krizleri ve aşırı horlamanın asıl sorumlusu da reflü olabiliyor. Mideden gelen asidin yemek borusunda oluşturduğu iltihap, yemek yerken yanma ve yutkunma gibi sıkıntılara yol açıyor.
Menopozda ilaç riskli
45 yaş üstü erkek hastalarda uzun süre tedavi edilmeyen reflü kansere yol açabiliyor. Kanser gelişmesinde en önemli risk faktörü obezite. Yağlı ve kızartma yememek, yemekten sonra hemen yatmamak, peş peşe kahve-çay içmemek, asitli içeceklerden uzak durmak, yatarken başucunu kaldırmak gibi önlemlerse kesin kurtuluş yolu değil. Tedavi şart!

İlkova, dünyada en çok ilaçla tedavi uygulandığını söylüyor.

Onu ameliyat izliyor, endoskopik yöntemlerse 2000'lerin trendi. İlkova, "Hastalığın durumuna göre tedavi yöntemine karar verilir. Önce ilaçla tedaviyi deneriz. Hastaların küçük bir bölümünde ilaca rağmen şikâyetler sürebiliyor. Bunun nedeni reflünün mekanik bir olay olması. İlaçlar belirtileri tedavi edebiliyor, hastalığı ortadan kaldırmıyor" diyor.

Reflü ilaçları ne kadar güvenilir? İlkova, "Aslında çok da güvenilir" diyor ve ekliyor: "Ama uzun süre kullanımda mide duvarının incelmesi, B12 vitamin eksikliği, midede son derece selim olan polip oluşumuna yol açtıklarını da biliyoruz. Aralık 2006'da son derece saygın bir bilim dergisi olan JAMA'da çıkan bir araştırmanın sonuçları düşündürücü. Britanya'da yapılmış çalışmada 1987-2003 yıllarında 13 bin 556 kalça kırığı olan hasta incelenmiş; uzun süreli ve yüksek doz mide asidini azaltan ilaç olan proton pompa inhibitörleri kullanımının kalça kırığı riskini artırdığı görülmüş."

Peki menopozda ilaçları kullanmak doğru mu? İlkova, "Menopozda osteoporoz riski artıyor. Bu nedenle uzun süreli yüksek doz ilaç kullanırken çok dikkatli olmak gerekir. Tüm bu nedenlerle de reflü tedavisinde endoskopik yöntemler daha önem kazanıyor. Üstelik son yıllardaki çalışmaların sonuçları da bu yöntemleri destekliyor" diyor.

Araştırmalar doğruluyor .
İlkova, Mart 2007'de yayımlanan dört yıllık iki araştırmanın sonuçlarından da söz ediyor. Biri ABD'de, diğeri Port Rico'da reflü tanısı konulan ve ilaç kullanan iki ayrı grup radyo dalgalarıyla (Stretta yöntemi) tedavi görüp dört yıl izlenmiş. Port Rico'daki 83 hastanın sadece yüzde 13'ü ilaca devam etmiş, diğerleri kesmiş. Yani Stretta, yüzde 87 oranında başarılı olmuş, başarı dört yıl sonra da aynen saptanmış.

ABD'den Dr. Noar ise 109 hastayı radyo dalgalarıyla tedavi etmiş. Hastaların hayat kaliteleri yükselip şikâyetleri azalmış, yüzde 75'i ilacı kesmiş. İlkova, kendi merkezinin sonuçlarının da bunlara yakın olduğunu söylüyor.

Reflü tedavisinde dünyadaki yeni uygulamalar Türkiye'de de yakından izleniyor. İlkova, "Son olarak, özü midede gevşek olan yere dikiş atılması olan bir yöntem geliştirildi. Yakında onayı alınacak. Biz de yaz sonunda uygulamaya başlayacağız. Reflü tedavisinde cerrahiye alternatif olan Stretta yönteminiyse 2005'ten beri uyguluyoruz, yaklaşık 80 hastamız oldu" diyor.

Termal enerjiyle ilaca son

Özellikle obezite hastalarının korkulu rüyası reflü, yemek borusunun alt büzgen kasına (sfinkter) uygulanan radyofrekans tedavisiyle (stretta yöntemi) tedavi edilebiliyor. Strettanın diğer cerrahi yöntemlerden farkı nedir? Söz İlkova'da: "Reflü tedavisinde bugüne kadar ilaç ve ameliyat uygulanıyordu. Stretta yönteminin en büyük avantajı, hastanın birkaç saat içinde günlük yaşantısına dönebilmesi. Üstelik hasta acı hissetmiyor, yarası bulunmuyor, genel anestezi yapılmıyor. Ameliyatlarda genel anestezinin yol açabileceği komplikasyonlara bu yöntemde rastlayamazsınız.

Endoskopinin kullanıldığı bu yöntemde dikiş yok. Operasyon öncesi hasta sakinleştirici ve rahatlatıcı sedasyonla uyutuluyor. Ardından endoskopi yardımıyla hastanın ağzından yemek borusunun geniş bölümüne doğru kateter yerleştiriliyor. Kateterin ucunda şişirilebilen bir balon ve balondan çıkan dört iğne bulunuyor. Balon şişirilip iğneler dokuya girdikden sonra radyo dalgaları dokuya veriliyor. Radyo dalgaları sayesinde gevşek olan alt yemek borusu kapağının gevşekliği düzeltiliyor. Radyo dalgalarının yol açtığı termal enerji dokuyu yakıyor ve bariyer oluşturuyor. Operasyon sonrası iğneler ve balon indirilerek kateter mideden çıkarılıyor. İyileşme süreci operasyonun hemen ardından başlayıp altı-sekiz haftada tamamlanıyor. Bu dönemden sonra tüm ilaçlar kesiliyor. Eğer işlem başarılı olursa hasta ömür boyu ilaç kullanmaktan kurtulabiliyor. Bu yöntem çocuklarda da uygulanabiliyor."

KAYNAK: Radikal 11 04 2007